+ Ana sayfanız yapın! + Favorilerinize ekleyin! Add to Google RSS Kayıt
Ol
e-Bülten Kayıt Giriş Yap
 
 
 
 
Sağlık Paneli Ana Sayfa Yazdır Arkadaşına Gönder
Cinsel Sağlık / MAKALELER Prof.Dr. Doğan Şahin
 
 
ALT BAŞLIKLAR







MAKALELER: Kadında Orgazm Bozukluğu

İçerik Eklenme Tarihi: 24.12.2009 13:24:36

Yazar
Prof.Dr. Doğan Şahin

Paylaş ve Kaydet

Olağan bir cinsel uyarılma evresinden sonra orgazmın sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde gecikmesi ya da hiç olmaması. Kadınlar orgazmı tetikleyen uyarının türü ya da yoğunluğu açısından büyük değişkenlik gösterirler

Kadında Orgazm Bozukluğu DSM-IV Ölçütleri

A..Olağan bir cinsel uyarılma evresinden sonra orgazmın sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde gecikmesi ya da hiç olmaması. Kadınlar orgazmı tetikleyen uyarının türü ya da yoğunluğu açısından büyük değişkenlik gösterirler. Kadında orgazm bozukluğu tanısı, klinisyenin kadının yaşı, cinsel deneyimi ve aldığı cinsel uyarıların yeterliliği açısından baktığında orgazm olma yetisinin beklenenden daha az olduğu yargısına varması temeline dayanmalıdır.
B. Bu bozukluk belirgin bir sıkıntıya ya da kişiler arası ilişkilerde zorluklara neden olur.
C. Bu işlev bozukluğu; başka bir I. Eksen bozukluğuyla daha iyi açıklanmaz (başka bir cinsel işlev bozukluğu dışında) - ve sadece bir maddenin (Ör: kötüye kullanılabilen bir ilaç ya da tedavi amacıyla kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.

Tanım

Kadında orgazm bozukluğu tanısı, sürekli ve tekrarlayan bir biçimde cinsel birleşme ile orgazm olamaması ya da çok nadiren olmasıdır. Bazı kadınlar hayatları boyunca hiç orgazm olmamaışlarken, bazısı da çok nadiren olabilmiştir. Bazı kadınlar mastürbasyonla orgazm olabilir ama cinsel birleşme sırasında orgazm olamazlar, bazı kadınlar ise hiç mastürbasyon yapmamışlardır.Mastürbasyonla orgazm olabilen kadınların tedavisi daha kolaydır. Mastürbasyon yaptığı halde orgazm olamayan kadınların tedavisi daha uzun sürebilir.
Kadında orgazm bozukluğu, sürekli ve tekrarlayan bir biçimde cinsel birleşme ile orgazm olamama ya da çok nadiren olma sorunudur. Bazı kadınlar hayatları boyunca hiç orgazm olmamışlarken, bazısı çok nadiren olabilmiştir. Bazı kadınlar mastürbasyonla orgazm olabilir ama cinsel birleşme sırasında orgazm olamazlar, bazı kadınlar ise hiç mastürbasyon yapmamışlardır. Mastürbasyonla orgazm olabilen kadınların tedavisi daha kolaydır. Mastürbasyon yaptığı halde orgazm olamayan kadınların tedavisi daha uzun sürebilir.
Zaman zaman klitoral ve vajinal orgazm ayrımına ilişkin tartışmalar oluyor, böyle bir ayırım var mıdır
Orgazmın vajinal ve klitoral biçimindeki ayırımı yapaydır. Orgazmın hem vajinal hem de klitoral bileşenleri vardır. Hatta ne klitoral ne de vajinal uyarı olmaksızın, fanteziler, düşler gibi psikolojik uyaranlarla ya da başka erojen bölgelerin fiziksel uyarısıyla da orgazm gerçekleşebilir.
Bu tartışma ile ilgili temel olarak şunları söyleyebiliriz:
1-Yakın çalışmalar göstermiştir ki, kadın orgazmında klitoral uyarı önemlidir. Vajinal uyarılma yüksek derecede haz verdiği halde, belki de çoğu kadında orgastik refleksi başlatmada katkısı daha azdır.
2- Klitoral uyarılma yoğunluğu cinsel eylemin şekline göre değişir. En yoğunu doğrudan klitorisin uyarılması veya üzerine baskı uygulanmasıdır. Cinsel birleşme hafif bir klitoral uyarı sağlar, bu da orgazmı başlatmaya yetmeyebilir.
Klitoris üzerine en yoğun baskı, kadının üstte olduğu pozisyonda gerçekleşir.
3-Kadın orgazmının ortaya çıkmasını gerektiren uyarılma derecesi kadından kadına değişir, sadece bireyler arasındaki değişiklik söz konusu değildir, aynı kadın farklı zamanlarda farklı düzeylerde uyarılma gereksinimi hissedebilir.
Tam uyarılmış ve heyecanlanmış bir kadın, sevdiği bir eşle bir iki gidiş gelişle orgazma ulaşabilirken aynı kadın çok aldırmadığı birisiyle gönülsüzce sevişiyorsa daha uzun klitoral uyarılmaya gereksinim duyabilir.
4) Kadınlar orgastik eşikleri konusunda farklılıklar gösterirler. Bazı kadınlar herhangi bir cinsel uyarı ile orgazm olurken, diğerleri yoğun ve uzun klitoral uyarılma gerektirir.
Bazı kadınlar bir kere orgazm ile kendilerini doyumlu hissederken diğerleri çoğul orgazm gereksinimi hissedebilir.
5) Orgazm yetisi yaşla birlikte artar. 20’li yaşlarında fazla cinsel deneyimi olmayan kadınlarda cinsel birleşme ile orgazm olamamak çok yaygındır.
Sıklık
Cinsel birleşme ile orgazm olamama kadınlar arasında çok yaygın görülür. Bir çok araştırmada kadınların % 40-60 kadarının orgazm zorlukları yaşadıkları saptanmıştır. Orgazm olamamak bu kadar yaygın olmasına karşılık başvuru oranı yüksek değildir. Kadınlar cinsel haz alma ve doyuma ulaşmayı kendileri açısından çok önemsemezler. Bir araştırmada cinsel sorunları olan kadınların ve kocalarının % 83’ü evliliklerini mutlu veya çok mutlu olarak nitelendirmişti. Eğer cinsel birleşme olabiliyorsa ve erkek açısından bir memnuniyetsizlik yoksa kadınlar da bir sorun yokmuş gibi davranmayı, hatta orgazm olabiliyormuş gibi taklit etmeyi tercih edebilmektedirler.
Nedenler
a) Organik nedenler
Orgazm yetisi vajinanı boyutu, pelvis kaslarının gücü ile bağlantılı değildir.
Omurilik lezyonu bulunan, vajinal girişin ve vajinal ameliyatlar dolayısıyla yapısının bozulduğu kadınlarda orgazm bozukluğu gelişebilir.
Diyabet ya da pelvis kanseri gibi kronik genel tıbbi durumlar daha çok cinsel tepkinin uyarılma evresini bozma eğiliminde olup, orgazm yetisini göreceli olarak korunmuş bırakırlar.
b) Psikolojik Nedenler
Yapılan çok sayıda araştırmada orgazm ile ilişkili saptanan temel etkenler şunlardır:
1-Negatif beden imajı ve düşük benlik saygısı
2-Baba-kız ilişkisindeki olumsuzluklar
3-Geleneksel kadın cinsel rolü
4-Edilgenlik, çekingenlik
5-Çift ilişkisine dair ikilemler
6-Kendini bırakma, kontrolünü yitirme korkusu
7-Bağımsızlığını ortaya koyma korkusu
8-Cinsellik konusundaki korkular
9-Eşe yönelik olumsuz duygular
10- Depresif, Distimik kadınlar

1. Negatif Beden İmajı ve Düşük Benlik Saygısı
Orgazmik bozukluğu olan kadınlarda yetersizlik duyguları ve olumsuz beden imgesi daha sık görülmektedir. Bu kadınlar kontrol grubuna göre kendi cinselliklerinden, ilişkilerinden ve cinsel aktivitelerinin tipinden ve düzeyinden daha az memnundurlar
2.Baba-kız ilişkisindeki olumsuzluklar
Çocuklukta babadan ayrı olma veya babanın kaybı yaşayan kadınlarda, babası olduğu halde duygusal olarak yaklaşamayan, iletişim kuramayan, ihmalci, ilgisiz babalara sahip kadınlarda orgazm bozukluğu daha sık görülmektedir. Bir kısmının da baskıcı ve özellikle cinsellikle ilgili katı yasakları olan babaları vardır; yani kızlarının kısa etek giymeleri, oğlanlarla konuşmaları, arkadaşlık etmeleri gibi konularda kısıtlayıcıdırlar.
Bazı orgazm bozukluğu gösteren kadınlar ise tam tersine babalarına aşırı derecede düşkündürler ve babalarına çocukluk döneminde hissettikleri hayranlık duygusu devam eder. Bu kadınlarda hiçbir erkek babalarının yerini tutmaz. Ya babalarına benzeyen ama cinsel duymakta zorlandıkları erkeklere, ya da babalarına hiç benzemeyen ve cinsel arzu duyabildikleri, buna karşılık hayranlık ve saygı duyamadıkları erkekleri eş ve ya partner olarak seçerler. Bu tür kadınlarda uyarılma ve orgazm bozukluğu sık görülür.
3.Geleneksel kadın cinsel rolünün dışına çıkamamak
Geleneksel kadın rolünü benimseyenlerde anorgazmi daha yüksek oranda bulunmuştur.
Geleneksel kadın rolünün anorgazmi ile ilgili mesajları şunlardır:

a-Cinsellikle ilgili her türlü duygu ve davranışlarını kontrol etmelidirler.
b-Cinselliklerini sadece eşlerine yanıt vermekle sınırlamalıdırlar.
c-Orgazm olup olmamaları, hatta cinsellikten haz almaları önemli ve beklenen bir şey değildir.
Psikolojik bağımsızlık ile orgazm yaşantısı arasında bir bağlantı olduğu gösterilmiştir.
Yıllarca cinsel duygularına ilgisiz kaldıktan ve onları bastırdıktan sonra erişkin cinsel yaşamda yanıt verici olmakta zorluklar yaşayacaktır.
İyi bir kız cinselliğin üzerindedir ve sadece hafif kızlar erkeklerin saygısını ve evlilik geleceklerini kaybetmek pahasına cinselliğe açık olmakta ve zevk almaktadırlar.
Geleneksel kadın rolüyle özdeşimleri fazladır; yani toplumsal kadın rolü olarak öğretilen edilgenlik, fedakarlık, daha çok karşısındakini düşünme, almaktan çok memnun etmeye yatkınlık gibi özellikler gösterirler. Yapılan bir çok araştırmaya göre; uyumlu, hanımefendi, masum, anne babalarına ve onların beklentilerine uygun davranan, cinsellikle ilgili ahlaki kurallara uyan kadınlarda orgazm bozukluğu daha sık görülmektedir. Bu kadınlar; çalışkan, uslu, dersleriyle ilgilenen ya da ev işlerine yardım eden iyi evlatlardır. Genel olarak yaramazlık (bencillik, keyif ve eğlenceye düşkünlük) göstermeyip, uslu bir çocuk olarak büyütülmüşlerdir.

4.Edilgenlik, çekingenlik
Bazı erkekler eşleri cinsel olarak ilgili, yanıt verici olduğunda oldukça rahatsız olur.
Erkeğin başlatıcı ve ilişkiyi yönetici bir rolde olması, kendi uyarılma düzeyine göre ilişkiyi yönlendirmesine ve eşinin uyarılmasına dikkat etmemesine neden olmaktadır.
Yeterli hazırlık ve cinsel uyanma olmadan tekrarlanan cinsel ilişkilerin, cinsel istek ve haz üzerinde olumsuz etkileri olabilir.
Kendilik saygısı tüksek, girişken, hareketli kadınlar daha kolay orgazm olmakta ve daha doyumlu bir cinsel yaşamları olmaktadır. Bütün bunlar göz önüne alındığında, kadın cinsel rol özdeşleşmesi ile cinsel doyum arasında ters bir ilişki görülmektedir
5.Kadının çift ilişkisindeki ikilemi
Kadının eşi ile ilişkisindeki genel sorunlar kuşkusuz kadının cinsel yaşamını etkiler ve orgazm olmasını engelleyebilir.
Bir çok araştırmada cinsel işlev bozukluğu ile çiftin genel ilişkisindeki sorunların önemli bir koşutluk gösterdiği saptanmıştır.
6.Kendini bırakma, kontrolünü yitirme korkusu
Kontrollüdürler, duygu denetimini kaybetmek istemezler, duygularını kontrol altında tutmak isterler. Kendilerini herhangi bir güçlü duygunun kaplamasına izin vermezler. Sadece cinsellikle ilgili değil, diğer alanlarda da hemen hemen bütün duygularını kontrol altına almak isterler.
Bazı orgazm güçlüğü olan kadınlar kuralcıdırlar. Hayatı kendi arzu ve isteklerine göre değil, doğru bildikleri kurallara göre yaşarlar. Ne oldukları değil, ne olmaları gerektiğine göre seçimler yaparlar. Cinsel yaşamlarıyla ilgili de bir çok kuralları ve prensipleri olur; ve bu durum onların hazzını zayıflatarak doruğa ulaşmalarını engeller. Cinsel yaşamı daha renkli, daha zevkli yapabilecek bir çok eylemi, kendilerine sapıklık gibi geldiğinden denemezler. Cinsel yaşamlarını genellikle rutinleştirirler. Birbirini takip eden eylemler dizisi, neredeyse bir ritüel haline getirirler.
Anorgazmik kadınlarda duygu ve davranışlar üzerindeki kontrolünü yitirme korkusuna sık rastlanır.
Duygu ve davranışları üzerindeki egemenliklerini her zaman sürdürmek isteyen, herhangi bir duygunun ya da biyolojik uyaranın kontrollerini aşmasına izin vermeyen kadınlar, cinsel uyaranın da belli bir düzeyin üzerine çıkmasını ketlerler ve dolayısıyla orgazm olamazlar.
Yüksek bir cinsel uyanma durumu, diğer objelerin gözden kaybolmasını gerektirdiğinden (psikolojik olarak objenin daha müphem, daha belirsiz hale gelmesi) orgazmın ketlenmesi obje kaybına tahammülsüzlüğe bağlı olabilir.
7.Bağımsızlığını ortaya koyma korkusu
Kadınların, cinsel istek duyup duymadıklarını, neleri cinsel olarak uyarıcı bulduklarını, cinsel olarak yeteri kadar uyarılıp uyarılmadıklarını, sevişirken ya da sonrasında nasıl bir tavır talep ettiklerini yeteri kadar rahat ifade edemedikleri sürece seks terapisinden yararlanamayacakları ileri sürülmüştür.
8.Cinsellik konusundaki korkular
Cinsellik konusundaki korkular özellikle cinsel istek ve uyarılma üzerinde etkilidir.
Cinsel korkuya bağlı anorgazmi çoğunlukla istek azlığı ve uyarılma sorunlarına ikincil olarak ortaya çıkar.
9.Eşe veya erkeğe yönelik olumsuz duygular
Kadın eşiyle ilişkisindeki güç dengesinden memnun değilse ve buna doğrudan karşı çıkamıyorsa dolaylı bir karşı koyuş yolu olarak bir cinsel işlev bozukluğu geliştirebilir.
Eşe yönelik hasmane duygular eşe zevk vermektense zevk almaktan vazgeçmeye neden olarak bir cinsel işlev bozukluğu özellikle isteksizlik ve anorgazmi ortaya çıkarabilir.
10- Depresif, Distimik kadınlar
Bazı insanlar hayatı acı ve ızdırap yaşadıkları zaman daha derin ve anlamlı bulurlar. Mutluluk, keyif, neşe gibi duyguları geçici, yüzeysel olarak görürler. Sürekli kendilerini üzecek bir takım sorunları ön planda tutarlar. Her zaman dertlenecekleri, üzülecekleri bir şey bulurlar. Cinsel yaşamlarında da istek, uyarılma ve orgazm sorunları yaşarlar.

ANORGAZMİDE TEDAVİ

Hiç orgazm yaşamamış bir kadınla terapinin ilk hedefi, orgazmı ketleyici tüm çevresel etkenleri yok etmektir. Anorgazmide tedavinin başlıca iki basamağı vardır..
Önce kadının yalnız başına sonra da eşiyle birlikte orgazm olması planlanır. Tedavide önce çiftin sevgi ve yakınlık konusunda iletişim ve deneyimlerinin artıracak ödevler verilir. Ciftin sevgi ve yakınlık konusunda ilerlemelerinin ardından cinsel iletişimlerini ve cinsel davranış çeşitlerini zenginleştirecek ödevler verilir. Ardından önce kadının kendi başına daha sonra da eşinin yanında ve uyarısıyla cinsel birleşme olmaksızın orgazma ulaşması sağlanır. Cinsel birleşme olmaksızın orgazm olunduktan sonra cinsel birleşmeyle orgazm olma aşamasına geçilir. Bu aşamada başlangıçta cinsel birleşme ile mastürbasyon aynı anda yapılarak orgazm sağlanır. Cinsel birleşme sırasında klitorisin kadın veya eşi tarafından uyarılması giderek azaltılarak klitorisin elle uyarılması olmaksızın orgazm sağlanır. Orgazm tedavisinde önemli faktörlerden biri cinsel birleşme pozisyonlardır. Bazı pozisyonlar orgazm için kolaylık sağlarken bazı cinsel birleşme pozisyonlarında orgazm olmak daha zordur. Tedavide hangi pozisyonlarda ne şekilde cinsel birleşme yapmaları gerektiğine dair de eğitim verilir.

Anahtar Kelimeler: kadın , cinsellik , orgazm , orgazm bozukluğu , tedavi , anorgazmi , klitoris

Paylaş ve Kaydet



EN ÇOK OKUNANLAR

EN SON EKLENENLER

BRANŞ DOKTORU KİMDİR?
Prof.Dr. Doğan Şahin
Cinsel Sağlık

p 1983 yılında İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldu. br - 1983-1986 yıllarında Antakya Sağlık ...

+ Devamını okumak için tıklayınız

  Acil
Yrd.Doç.Dr. Ayhan Özşahin
Adli Bilimler
Prof.Dr. Sermet Koç
Aile Hekimliği Ve Check-Up
Uzm.Dr. Cüneyt Özüak
Anatomi
Prof.Dr. Salih Murat Akkın
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Beyin ve Sinir Cerrahisi
Prof.Dr. Mehmet Yaşar Kaynar
Cinsel Sağlık
Prof.Dr. Doğan Şahin
Çevre ve Halk Sağlığı
Uzm.Dr. Murat Fırat
Çocuk Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Çokuğraş
Diş hekimliği
Dt. Celal Yıldırım
Dt. Saba Eryılmaz
Diyabet Ve Metabolizma
Prof.Dr. Temel Yılmaz
Enfeksiyon Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Eraksoy
Farmakoloji
Prof.Dr. Aydın Barlas
Genetik Bilimler
Prof.Dr. Turgut Ulutin
Göğüs Cerrahisi
Prof.Dr. Kamil Kaynak
Göğüs Hastalıkları
Prof.Dr. Gül Öngen
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Prof.Dr. M. Cihat Ünlü
Kardioloji
Prof.Dr. Zeki Öngen
Klinik Beslenme
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Kulak Burun Boğaz
Prof.Dr. Asım Kaytaz
Prof.Dr. Ferhan Öz
Psikiyatri
Prof.Dr. M. Kemal Arıkan
Sağlık Politikaları
Yrd.Doç.Dr. Haluk Özsarı
Sağlık Tartışma Platformu
Op.Dr. M.Şükrü Güner
Sağlıklı Beslenme Ve Diyet
Doç.Dyt Emel Özer
Seyahat Sağlığı
Prof.Dr. Volkan Korten
Sosyal Psikiyatri
Prof.Dr. Doğan Şahin
Termal Sağlık Ve SPA Wellness
Prof.Dr. M.Zeki Karagülle
Tıbbi Onkoloji
Prof.Dr. Adnan Aydıner
Tıp Hukuku
Prof.Dr. Faik Çelik
Tıp ve Sanat
Prof.Dr. Faik Çelik
Üroloji
Prof.Dr. Emre Akkuş
 

 
 
 
Copyright 2018 Tüm hakkı saklıdır. Designed by: OrBiT
RSS Kayıt Ol e-Bülten Kayıt Giriş Yap
saglikpaneli.com ANA SPONSORLARI
saglikpaneli.com İÇERİK SPONSORLARI


SAĞLIK MERKEZİ KISA YOLLARI
Acil | Kardioloji | Adli Bilimler | Kulak Burun Boğaz | Aile Hekimliği Ve Check-Up | Diyabet Ve Metabolizma | Çocuk Hastalıkları | Farmakoloji | Anatomi | Anesteziyoloji ve Reanimasyon | Çevre ve Halk Sağlığı | Diş hekimliği | Enfeksiyon Hastalıkları | Sağlıklı Beslenme Ve Diyet | Göğüs Cerrahisi | Seyahat Sağlığı | Üroloji | Sağlık Politikaları | Psikiyatri | Göğüs Hastalıkları | Genetik Bilimler | Tıbbi Onkoloji | Diş hekimliği | Sağlık Tartışma Platformu | Diş hekimliği | Klinik Beslenme | Diş hekimliği | Genel Konular | Beyin ve Sinir Cerrahisi | Kadın Hastalıkları ve Doğum | Termal Sağlık Ve SPA Wellness | Diş hekimliği | Tıp Hukuku | Tıp ve Sanat | Cinsel Sağlık | Sosyal Psikiyatri |
SAĞLIK KONULARI
Cinsel Sağlık | Çocuk Psikolojisi | Diyabet | Domuz Gribi | Ergenlik - Adolesan Sağlığı | Erken Boşalma | Fitnes | Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar | Grip ve Soğuk Algınlığı | Güzellik&Estetik | Hamilelik | HIV/AIDS | Hipertansiyon | İlkyardım | İnfertilite/Kısırlık | İnme | Kanser | Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi | Kuş Gribi | Obezite | Sağlık Mevzuatı | Sertleşme Sorunu | Ses Kısıklığı | Sigara | Stres | Tamamlayıcı Tıp |
Sağlık Paneli
Sağlık Paneli Hakkında | Kullanım Koşulları | Gizlilik Sözleşmesi | Yasaklı Ürünler | Ürün Listeleme Kuralları | Üyelik Sözleşmesi | Telif Hakları Hakkında | Güvenli Alışveriş, Satıcı ve Alıcı Sözleşmesi | Güvenli Ticaret ve Ödeme Sisteminin Tanımı | Kişisel Sağlık Profili Yetkilendirme Sözleşmesi | Doktor Üyelik Sözleşmesi | Bize Ulaşın | E-bültenler | Üye Doktorlar | Üye Kurumlar | Doktor Ara | Kurum Ara | Forum | Tartışma Platformu
A - Z
Branşlar A-Z | Slide Show A-Z | Kadın Sorunları A-Z | Erkek Sorunları A-Z | Çocuk Sorunları A-Z | Anketler A-Z | İnteraktif Araçlar A-Z