+ Ana sayfanız yapın! + Favorilerinize ekleyin! Add to Google RSS Kayıt
Ol
e-Bülten Kayıt Giriş Yap
 
 
 
 
Sağlık Paneli Ana Sayfa Yazdır Arkadaşına Gönder
HABERLER
 
 













HABERLER: Pandemik H1N1(v) Gribi ve Aşıları Konularında Güncel Bilgiler

İçerik Eklenme Tarihi: 22.12.2009

Yazar
Anadolu Ajansı

Paylaş ve Kaydet

Bu yazıda Ankara Tabip Odası Halk Sağlığı Komisyonu çalışanları konu uzmanlarından da görüş alarak pandemik H1N1 gribi aşısı ile ilgili değerlendirmelerini aşağıda sunmuştur:    

 

A.     HASTALIĞA DAİR:
 1.         Çalışmalar dünyanın birçok yerinden izole edilen virüslerin halen aynı antijenik yapıyı koruduğunu göstermekte olup, daha virulan veya ölümcül forma doğru mutasyona uğradığına dair bulgular bulunmamaktadır.  Aşı da bu nedenle hala koruyucu olmaya devam etmektedir.
 2.         Hastaların çoğunluğu enfeksiyonu hafif geçirmekte, bir hafta içerisinde tıbbi tedavi almadan iyileşmektedir. Bununla birlikte, virüs genç ve sağlıklı kişilerde ciddi ve ölümcül hastalığa neden olabilmektedir. Hastalığın hafif tabiatı devam etse de, daha sonraki dalgalar sırasında pandeminin etkisi, daha büyük sayıda toplumların enfekte olmasına yol açarak kötüleşebilir.
 3.         Günümüzdeki kanıtlar Pandemik H1N1(v) ve mevsimsel influenza arasında bazı önemli farklılıkların olduğunu göstermektedir. Sağlık Bakanlığı’nın resmi web sitesinden 16 Kasım 2009 tarihli yapılan açıklamaya göre hayatını kaybeden 73 kişinin 30’unun pandemik grip açısından risk olarak belirtilen altta yatan kronik hastalığı olduğu ve 2’sinin de gebe olduğu ifade edilmiştir. Altta yatan kronik hastalığı bulunmayan 41 kişinin 2’si sağlık çalışanı, 26’sı 25 yaşından küçüktür. Aynı açıklamada ülkemizdeki ölümlerle ilgili yapılan değerlendirmeye göre; hastalığa bağlı olarak hayatını kaybetme riski toplumun geneline kıyasla kronik hastalığı olanlarda yaklaşık 5 kat, okul öncesi çocuklar ve gebelerde ise yaklaşık 2 kat daha fazla olduğu belirtilmiştir. Mevsimsel influenzada ciddi ve ölümcül vakaların yaklaşık %90’ı 65 yaş veya üzeridir.
4.         Dünyada şiddetli ya da ölümcül hastalık en çok üç grupta görülmektedir: hamile kadın (özellikle üçüncü üç aylık dönem), iki yaşın altındaki çocuklar, astımı da içeren kronik akciğer hastalığıdır. Çocuklarda nörolojik bozukluklar da şiddetli hastalık riskini artırabilir. Ayrıca solunum yolu hastalıkları, özellikle astım, kalp-damar hastalığı, şeker hastalığı, bağışıklık sisteminin zayıf olduğu durumlar ve şişmanlık riskli gruplar olarak tanımlanmaktadır.
5.         Tam olarak belirgin olmasa da tüm dünyada klinisyenler hastalığın şiddetli formunun genç ve sağlıklı insanlarda da (mevsimsel grip hastalığında nadiren görülen) görüldüğünü bildirmektedirler. Bu hastalarda virüs doğrudan akciğerleri etkilemekte ve ağır solunum yetmezliğine neden olmaktadır. Bu gibi durumlarda yoğun bakım ünitelerinde özel bakımın önemi artmaktadır.
6.         Şiddetli formda hastalık başladıktan sonraki 3-5 gün içinde hastalar kötüleşmekte 24 saat içinde yoğun bakım gerektirecek şekilde solunum yetmezliği gelişmektedir. Şiddetli formlarda primer viral pnömoni en çok görülen bulgu olup ölümlerin sık görülen bir nedenidir. Sekonder bakteriyel pnömoni ise genelde 5-7 gün sonra ortaya çıkmakta ve ölümcül vakaların yaklaşık %30’unda görülmektedir. 
B.     AŞILARA DAİR:
1.      Toplum bağışıklığı (Herd immunite): Toplumun hastalık yayılımına karşı gösterdiği dirençtir.  Aşılananların büyük kısmı hastalığa karşı bağışıklık kazanır. Bu da hem hastalanmalarını, hem de bağışık olmayanlara hastalığı bulaştırmalarını engeller. Henüz bağışık olmayanlar aşı olanlar sayesinde, hastalığın yayılması olasılığının azalması yoluyla korunmuş olurlar. Bunun sağlanabilmesi için yüksek aşılama yüzdesinin sağlanması gereklidir. Eğer toplumda yüksek bağışıklık/aşılama sağlanamaz ise virüsün toplumda aşılanmamış kişileri etkileme riski halen sürebilir. Tam tersi durumda, yani toplumun büyük bir kısmı aşı olduğunda ve bağışıklık kazandığında aşılanmamış bireylerin virüsten korunması mümkün olur. Bu nedenle toplumda risk gruplarının tamamının aşılanması önemlidir.
2.      DSÖ’nün 30 Ekim 2009 tarihli “Pandemik H1N1(v) 2009 Aşılarının Güvenilirliği” başlıklı açıklamasında şu ana kadar elde edilen sonuçlara göre bu aşılar mevsimsel grip aşıları kadar güvenlidir. Ancak çok geniş klinik çalışmalar bile, pandemik H1N1(v) gribi aşıları milyonlarca insana uygulandıktan sonra ortaya çıkabilecek olası nadir olayları göstermeyebilir.  Bu durum sadece aşılar için değil halen kullanılmakta olan tüm ilaçlar için de aynen geçerlidir.
3.      Pandemik H1N1(v) gribi aşılarında görülen yan etkiler mevsimsel grip aşılarında görülenlere benzerdir. Şimdiye kadar yapılan çalışmalarda gebelik, doğurganlık, embriyo veya fetüs gelişimine, doğuma veya doğum sonrası gelişime zararlı etkileri gösterilmemiştir. Yakın zamanda yapılan çalışmalarda pandemik H1N1(v) virüsü ile enfekte gebe kadınların (özellikle ikinci ve üçüncü üç aylık dönem) normal popülasyona göre 10 kat daha fazla hastanelerin yoğun bakım ünitelerine yatış riski olduğu gösterilmiştir. Aşının yararları risklerine göre büyük ölçüde fazladır.
4.      İnaktive aşıların yan etkileri genellikle aşı uygulanan yerde kızarıklık, hassasiyet ya da şişlik, daha az sıklıkla da ateş, kas-eklem ağrıları ve baş ağrısıdır. Bu semptomlar genellikle hafif olup bir sağlık kuruluşuna başvurmayı gerektirmeyip bir iki gün sürer. Ekim 2009 sonuna kadar pandemik aşının klinik çalışmalarında ve kullanmaya başlayan ülkelerde aşıya bağlı olağan dışı istenmeyen etkiler görülmemiştir.
5.      Günümüzdeki veriler mevsimsel grip, pandemik H1N1(v) gribi veya diğer grip virüsü aşılarını yaptıranlarda kronik hastalıkların başladığını veya var olan kronik hastalığın şiddetlendiğini göstermemektedir.
6.      Bir süredir özellikle hekimler arasında tartışma konusu olan Guillain Barré Sendromu (GBS) toplumlarda her yıl bir milyon kişinin 10-20’sinde ortaya çıkan bir hastalıktır. Hastaların çoğu tamamen iyileşmekte, bazılarında kronik zayıflık oluşmaktadır. GBS, gribi de içeren çeşitli enfeksiyonlardan sonra gelişebilmektedir. 1976 yılında ABD’deki bir grip aşılaması sırasında GBS sıklığının 4-8 kat artması aşıyla bu hastalık arasında ilişki kurulmasına neden olmuştur. Ancak 1976 yılından günümüze kadar yapılan araştırmalar ve aşı yan etki takipleri sonucunda grip aşısının GBS’a neden olmadığı gösterilmiştir. Tam tersine, gribin kendisine bağlı GBS gelişme riskinin, aşıya bağlı GBS gelişme riskine kıyasla 4-7 kat daha fazla olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur. Ancak gelecekteki aşılarda benzer riskin gelişme potansiyeli tamamen ekarte edilemez. Bununla birlikte pandemik grip aşıları belirli standartlara göre üretilmiş olup bu standartlar günümüzde iyi çalışılmış ve GBS ile ilişkisi gösterilmemiş grip aşılarıyla benzerdir.
7.      Şu an ülkemize gelen Pandemik grip aşısı inaktive aşıdır. İçerisinde çoklu dozlu bir aşı olup çoklu dozlu aşılarda koruyucu olarak kullanılan Thiomersal ve adjuvan olarak skualen de içeren MF59C.1 bulunmaktadır.
8.      Thiomersal (cıvalı bileşik) tıpkı kimi diğer aşıların bazı formlarında olduğu gibi H1N1(v) grip aşılarında da bulunmaktadır (mevsimsel grip aşısı tekli aşı oluyor içermiyor; çocukluk çağında yapılan aşılar içerebiliyor). Bu madde çok dozlu ambalajlara koruyucu olarak eklenmektedir. Bu madde uzun yıllar boyunca, tüm dünyada, çocukluk çağı aşılarının içinde kullanılmıştır. H1N1(v) gribi aşısında thiomersalin bulunmasının güvenilirliği bilimsel gruplar tarafından yeniden dikkatli bir şekilde gözden geçirilmiştir. Aşılardaki thiomersale maruz kalan yenidoğan, çocuk ve gebeleri de içeren çalışmalarda toksisite oluşturduğuna dair kanıt olmadığını bildirmiştir. Thiomersal etil civa içerir. Etil civanın yarı ömrü bir haftadan kısadır ve aktif olarak sindirim sisteminden atılır. Kıyaslama yapmak için midyede de bulunan metil civanın yarı ömrünün1,5 ay olduğu ve vücutta biriktiği bilinmelidir.
9.      Adjuvanlar, aşıların içine bağışıklık sisteminin verdiği yanıtı arttırmak için konulan yardımcı maddelerdir. İçinde adjuvan olan aşılar 80 yıldan bu yana bir çok aşıda kullanılmaktadır, örneğin çocuklara yapılan karma, hepatit gibi aşılarda da adjuvan vardır. Uzun yıllardır en çok kullanılmış olan adjuvanlar alüminyum tuzlarıdır. Son 20 yıl içinde ise daha etkili adjuvanlar geliştirilmiştir, bunlardan en sık kullanılanları su ve yağ karışımından oluşanlardır. Adjuvanlı grip aşısı, 1997 yılından bu yana, 12’si Avrupa’da olmak üzere 23 ülkede kullanılmaktadır. Ayrıca adjuvanlı aşılar bağışıklık sistemini daha iyi uyarabildiklerinden dolayı, çok daha az miktarda ölü virus parçaları (antijen) içerirler. Bilimsel veriler, adjuvanlı ve adjuvansız aşılar arasında güvenlik açışından bir fark olmadığını göstermektedir, her iki tip aşının da çok iyi güvenlik kaydı vardır. Skualen bitkiler, hayvanlar ve insanlarda bulanan ve doğal yolla oluşan bir maddedir. Her insanın karaciğerinde üretilir ve kan dolaşımında bulunur. Her bir dozunda 10 mg skualen içeren bir influenza aşısı (FLUAD, Chiron), 1997’den bu yana birçok Avrupa ülkesi sağlık kurumlarından onay almış ve 40 milyon dozu güvenli bir şekilde uygulanmıştır (20 bin kişi faz 3-4 çalışmalar sırasında almış, 40 milyon doz piyasaya çıktıktan sonra kullanılmıştır)Bu aşı ile ilişkili ciddi bir advers olay ortaya çıkmamıştır. Hafif lokal reaksiyonlar gözlenmiştir. Bu aşı primer olarak ileri yaş grubuna uygulanmıştır. Bebeklerde ve yenidoğanlarda skualen içeren aşılarla yapılan klinik çalışmalarda güvenilirlik şüphesi gösterecek bulgu elde edilmemiştir. Skualen tek başına adjuvan olmayıp emülsiyon formu surfaktanla birlikte immün cevabı artırmaktadır. MF59 (skualen içeren) adjuvanlı influenza aşısının diğer aşılara göre pandemi yapan influenza suşlarına karşı daha etkili olduğu bildirilmiştir. Bir başka klinik çalışmada MF59 adjuvanlı hepatit B aşısının alüminyum adjuvanlı aşılara göre 100 kat daha potent olduğu tespit edilmiştir. Yenidoğanlarda yapılan HIV aşı çalışmasında MF59 güvenilir ve iyi tolere edilebilir bulunmuştur. Özetlenecek olursa MF59, insanlarda iyi tolere edilebilen, güvenilir ve etkin bir aşı adjuvanı gibi görülmektedir.

Anahtar Kelimeler: domuz gribi , H1N1 , acil müdahale , belirti , belirti , yan etki , aşı , YANLIŞ , DOĞRU , thiomersol , adjuvan , Skualen , MF59 , Herd immunite , toplum bağışıklığı

Paylaş ve Kaydet



EN ÇOK OKUNANLAR

EN SON EKLENENLER
  Acil
Yrd.Doç.Dr. Ayhan Özşahin
Adli Bilimler
Prof.Dr. Sermet Koç
Aile Hekimliği Ve Check-Up
Uzm.Dr. Cüneyt Özüak
Anatomi
Prof.Dr. Salih Murat Akkın
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Beyin ve Sinir Cerrahisi
Prof.Dr. Mehmet Yaşar Kaynar
Cinsel Sağlık
Prof.Dr. Doğan Şahin
Çevre ve Halk Sağlığı
Uzm.Dr. Murat Fırat
Çocuk Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Çokuğraş
Diş hekimliği
Dt. Celal Yıldırım
Dt. Saba Eryılmaz
Diyabet Ve Metabolizma
Prof.Dr. Temel Yılmaz
Enfeksiyon Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Eraksoy
Farmakoloji
Prof.Dr. Aydın Barlas
Genetik Bilimler
Prof.Dr. Turgut Ulutin
Göğüs Cerrahisi
Prof.Dr. Kamil Kaynak
Göğüs Hastalıkları
Prof.Dr. Gül Öngen
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Prof.Dr. M. Cihat Ünlü
Kardioloji
Prof.Dr. Zeki Öngen
Klinik Beslenme
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Kulak Burun Boğaz
Prof.Dr. Asım Kaytaz
Prof.Dr. Ferhan Öz
Psikiyatri
Prof.Dr. M. Kemal Arıkan
Sağlık Politikaları
Yrd.Doç.Dr. Haluk Özsarı
Sağlık Tartışma Platformu
Op.Dr. M.Şükrü Güner
Sağlıklı Beslenme Ve Diyet
Doç.Dyt Emel Özer
Seyahat Sağlığı
Prof.Dr. Volkan Korten
Sosyal Psikiyatri
Prof.Dr. Doğan Şahin
Termal Sağlık Ve SPA Wellness
Prof.Dr. M.Zeki Karagülle
Tıbbi Onkoloji
Prof.Dr. Adnan Aydıner
Tıp Hukuku
Prof.Dr. Faik Çelik
Tıp ve Sanat
Prof.Dr. Faik Çelik
Üroloji
Prof.Dr. Emre Akkuş
 

 
 
 
Copyright 2018 Tüm hakkı saklıdır. Designed by: OrBiT
RSS Kayıt Ol e-Bülten Kayıt Giriş Yap
saglikpaneli.com ANA SPONSORLARI
saglikpaneli.com İÇERİK SPONSORLARI


SAĞLIK MERKEZİ KISA YOLLARI
Acil | Kardioloji | Adli Bilimler | Kulak Burun Boğaz | Aile Hekimliği Ve Check-Up | Diyabet Ve Metabolizma | Çocuk Hastalıkları | Farmakoloji | Anatomi | Anesteziyoloji ve Reanimasyon | Çevre ve Halk Sağlığı | Diş hekimliği | Enfeksiyon Hastalıkları | Sağlıklı Beslenme Ve Diyet | Göğüs Cerrahisi | Seyahat Sağlığı | Üroloji | Sağlık Politikaları | Psikiyatri | Göğüs Hastalıkları | Genetik Bilimler | Tıbbi Onkoloji | Diş hekimliği | Sağlık Tartışma Platformu | Diş hekimliği | Klinik Beslenme | Diş hekimliği | Genel Konular | Beyin ve Sinir Cerrahisi | Kadın Hastalıkları ve Doğum | Termal Sağlık Ve SPA Wellness | Diş hekimliği | Tıp Hukuku | Tıp ve Sanat | Cinsel Sağlık | Sosyal Psikiyatri |
SAĞLIK KONULARI
Cinsel Sağlık | Çocuk Psikolojisi | Diyabet | Domuz Gribi | Ergenlik - Adolesan Sağlığı | Erken Boşalma | Fitnes | Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar | Grip ve Soğuk Algınlığı | Güzellik&Estetik | Hamilelik | HIV/AIDS | Hipertansiyon | İlkyardım | İnfertilite/Kısırlık | İnme | Kanser | Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi | Kuş Gribi | Obezite | Sağlık Mevzuatı | Sertleşme Sorunu | Ses Kısıklığı | Sigara | Stres | Tamamlayıcı Tıp |
Sağlık Paneli
Sağlık Paneli Hakkında | Kullanım Koşulları | Gizlilik Sözleşmesi | Yasaklı Ürünler | Ürün Listeleme Kuralları | Üyelik Sözleşmesi | Telif Hakları Hakkında | Güvenli Alışveriş, Satıcı ve Alıcı Sözleşmesi | Güvenli Ticaret ve Ödeme Sisteminin Tanımı | Kişisel Sağlık Profili Yetkilendirme Sözleşmesi | Doktor Üyelik Sözleşmesi | Bize Ulaşın | E-bültenler | Üye Doktorlar | Üye Kurumlar | Doktor Ara | Kurum Ara | Forum | Tartışma Platformu
A - Z
Branşlar A-Z | Slide Show A-Z | Kadın Sorunları A-Z | Erkek Sorunları A-Z | Çocuk Sorunları A-Z | Anketler A-Z | İnteraktif Araçlar A-Z