+ Ana sayfanız yapın! + Favorilerinize ekleyin! Add to Google RSS Kayıt
Ol
e-Bülten Kayıt Giriş Yap
 
 
 
 
Sağlık Paneli Ana Sayfa Yazdır Arkadaşına Gönder
SÖYLEŞİLER
 
 













SÖYLEŞİLER: Kaplıca Ve Türkiye’de Kaplıcalar Üzerine

İçerik Eklenme Tarihi: 28.11.2009

Yazar
Prof.Dr. M.Zeki Karagülle

Paylaş ve Kaydet

Kaplıca, Türkçe bir sözcük, kapalı  ılıca (tesis yapılmış ılıca)’dan geliyor. Ilıca ise sıcak su kaynağı yada yöresi demek. Konuyla iligli olarak bilim kurulu üyemiz Prof.Dr.Zeki Karagülle’nin söyleşisine ulaşabilirsiniz

 

Kaplıca, ılıca, termal su kaynağı, içmece ya da çermik: Halk arasında bunların hepsi kullanılıyor. Dilerseniz önce buna bir kesinlik getirelim, bu kelimelerin hepsi aynı anlama mı geliyor, yoksa suların özelliğine göre mi değişiyor?
 
ZK. Kaplıca, Türkçe bir sözcük, kapalı ılıca (tesis yapılmış ılıca)’dan geliyor. Ilıca ise sıcak su kaynağı yada yöresi demek. Termal ise Latince, Romalılar’dan kalan bir sözcük; ılıca’nın eş anlamlısı. Roma’da devasa görkemli kaplıca tesislerine Terme denirdi. Çermik ise, bazı yörelerde halk ağzında kaplıca anlamında kullanılan bir sözcük. Farsça’da banyo demek.
 
Herhangi bir yerden kaynayan her sıcak su, kaplıca kabul edilebilir mi? Yoksa kaplıca suyunun farklı nitelikleri mi olması gerekiyor?
 
ZK. Kaplıca suyu’nun geleneksel olarak temel özelliği yeraltı kaynaklı doğal su olmasıdır. Doğal yüksek mineral içeriği (1g/L üzerinde ) ve doğal yüksek sıcaklığı (20oC üzerinde) ile dikkat çeker. Günümüzde bu niteliklere yararlı etkilerinin bilimsel olarak gösterilmiş olması yada belirli hastalıklarda tedavi edici etkilerinin bilimsel olarak gösterilmiş olması yani etkinliğinin kanıtlanmış olması eklenmiştir.
 
Kaplıcalardan nasıl faydalanılıyor? İçine girerek mi, içerek mi? Kaplıca kürlerini nasıl sınıflıyorsunuz?
 
ZK. Kaplıcalarda, kaplıca suyu ile yapılan uygulamalar banyo, içme ve inhalasyon (soluma) şeklindedir. En sık ve yaygın kullanılan yöntem banyolardır. Günümüzde kaplıcalara özgü bu uygulamalar, masaj, egzersiz, diyet, hamam, sauna vb. değişik doğal yöntemlerle kombine edilmektedir. Kaplıca kürlerini çok farklı şekillerde sınıflandırmak olanaklıdır. Bir sınıflandırma kürün yapılış şekline göredir; “açık (serbest) kaplıca kürü”,nde pansiyon veya otellerde kalan ve ayaktan kaplıca kür merkezine gelip kaplıca uygulamaları alan kişiler söz konusudur. “kapalı kaplıca kürü”nde ise hastane koşullarında kaplıca kür kliniklerinde yatan hastalara kaplıca tedavisi uygulanır.
 
Herkes dilediği gibi yararlanabilir mi, bu şifalı sulardan... Yoksa mutlaka öncesinde bir uzman denetiminden mi geçmek gerekiyor?
 
ZK. Kaplıca tedavisinin bugün de geçerli olan önemli bir karakteristiği geleneksel olarak yapılmasıdır. Burada ne yazık ki; ne kaplıca öncesi uygunluk açısından herhangi bir uzman hekim yönlendirmesi ne de kaplıcada uygulanacak tedavi programı açısından, buradaki kaplıca uzmanı (ülkemizde Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Uzmanı) incelemesi, muayenesi, kaplıca kür programı düzenlenmesi ve kontrolü yoktur. Oysa günümüz bilimsel tıp yaklaşımında tüm bu aşamalarda uzman bir hekim ve uzman bir ekip hizmeti söz konusudur.
 
Kaplıcaya girenler neye dikkat etmeli? Bu denize ya da havuza girmekle aynı şey değil, yanılıyor muyum?
 
ZK. Kaplıcada modern, bilimsel bir işleyiş geçerli ise küre alınan kişinin (yani küristin) tedavi programı titizlikle uygulanır, düzenli izlenir ve kür boyunca kontrol edilir. Kaplıcaya gelenlere buna uymak kalır. Ama, geleneksel kaplıcalarda küre gelenlerin kişisel tecrübelerine yada o kaplıcadaki yaygın geleneksel kullanıma göre kaplıca kürü seyreder. Yine de, bir banyo kürü söz konusu ise, kısaca şunları önermemiz yararlı olacaktır; banyo su sıcaklığı 36–38oC, banyo süresi 20 dakika, günde banyo sayısı 1-2 kez ve kürde toplam banyo sayısı 15-21 kez civarında olmalıdır. Denize yada havuza girmek tümüyle farklı bir olgudur. Burada genel olarak eğlence, tatil yada yüzme amaçlı kullanım vardır, tedavi yada sağlık amaçlanmaz, diğer yandan daha düşük su sıcaklıkları söz konusudur ve suda kalma süresi yada suya girme sıklığı da daha fazladır.
 
İzleyicilerimiz, kaplıca seçerken nelere dikkat etmeliler, bu konuda onlara tavsiyelerde bulunabilir misiniz?
 
ZK. Kaplıca seçerken dikkat edilmesi gereken şeyler, sizin niçin kaplıcaya gitmek istediğinize bağlıdır. Geleneksel ziyaret, tedavi, rehabilitasyon, koruma ve sağlığı geliştirme gibi farklı amaçlara göre farklı kaplıca suları ve kaplıca tesisleri, ortamlar ı(iklimleri) ve nihayet tedavi tipleri seçilmektedir. Buradaki başlıca sorun bu seçimde kişiye kimin nasıl yardımcı olacağı yol, göstereceği ve/veya yönlendireceğidir. Mutlaka bu alanda uzmanlaşmış bir hekim sonra da kaliteli ulusal ve uluslar arası standartlara uygun bir kaplıca sağlık kurumu yada tesisi devreye girmelidir.
 
Kaplıca için uygun mevsim hangisi? Şimdi yaz aylarındayız, tatillerini bir kaplıcada değerlendirmek isteyenlere neler önerirsiniz?
 
ZK. Kaplıca kürü her mevsimde yapılabilir. Geleneksel kaplıca ziyaretleri geç ilkbahar, yaz ve erken sonbaharda yapılır. Oysa, günümüz bilimsel kaplıca tedavisi 4 mevsime yayılmıştır, ama yine de yaz ayları halen en çok kaplıca ziyareti yapılan aylardır ve bu ziyareti çoğu kişi bir yaz tatili ile bağdaştırır. Diğer yandan, kaplıca tedavisinde amaçlanan etkiye göre bazı durumlarda belirli bir mevsim diliminde belirli bir kaplıca tesisi yeğlenebilir. Burada da yine uzman hekim muayenesi, yönlendirmesi, tedavi düzenlemesi ve kontrollerinin olması temel yaklaşım olmalıdır.
 
Ülkemiz kaplıcalar açısından çok zengin. Bunların hepsini sıralamaya kalkarsak, sayfalarca yer gerekecek. Türkiye’nin belli başlı şifalı su merkezlerini ve bunların yararlarını kısaca sıralayabilir misiniz?
 
ZK. Türkiye’nin her köşesinde kaplıcalar yayılmış durumdadır. En çok kaplıca bulunan yörelerimiz Ege, Marmara ve İç Anadolu bölgeleridir. İller olarak sıralarsak İzmir, Afyon, Balıkesir, Ankara, Bursa, Eskişehir, Kütahya, Yozgat, Kırşehir, Amasya, Samsun, Hatay, Sivas, Çanakkale, Aydın önemli kaplıca potansiyeline sahip illerimizdir.
Tüm bu kaplıca merkezlerimizde en başata romatizmal hastalıklar tedavi edilmektedir. Ancak, bir kaplıca kürünün genel olarak sağlık üzerindeki olumlu etkileri nedeniyle, birçok kişi yine geleneksel yaklaşımla kaplıcaları ve romatizma dışında çok çeşitli kronik hastalıkların tedavisi için veya destekleyici amaçlı ziyaret etmektedir. Örneğin, diyabet ve hipertansiyon bunlar arasında en yaygın olanlardır. Yine hemen her sistem hastalığında, kaplıcalar tercih edilebilmektedir. Daha yaygın kullanılanları sıralarsak, cilt hastalıkları, kadın hastalıkları ve solunum, kalp-damar sistemlerindeki rahatsızlıklar, mide-bağırsak, böbrek ve idrar yolları hastalıkları, metabolizma ve alerjik rahatsızlıkları özellikle belirtmemiz gerekir. Bu geleneksel kullanımlar ve indikasyonlar artan ölçüde bilimsel olarak kanıtlanmakta ve modern tıp ve sağlık hizmetleri içersinde giderek yerleşik hale gelmektedir ve çoğu ülkede özellikle Avrupa’da sağlık sigortalarınca desteklenen ve ödemeleri yapılan sağlık hizmetleri ağı içinde yer almaktadır.
 
Son yıllarda, hızla yükselen bir eğilim spa merkezlerine gitmek. Buralarda da, sularla bazı terapiler yapılıyor. Aslında her kaplıca bir spa merkezi değil mi?
 
Spa İngilizce’de kaplıca’nın tam karşılığı olan sözcüktür, kökeni eski Walon (Belçika) dilindeki Espa’dan geliyor. Bu da çeşme anlamı taşıyor. Romalıların Terme’lerinde SPA sözcüğü duvarlara kazınmış ve kullanılmıştır. Bunun “Salus Per Aguas” (su ile sağlık) anlamında Latince söylemin baş harfleri olduğu iddia edilmektedir.
Sözcüğün kökeni ne olursa olsun günümüzde bir SPA olgusu ya da konsepti giderek yaygınlaşmaktadır, beklide bir “SPA epidemi”sinden söz etmek mümkündür. Burada yine su ile yapılan uygulamalar ön plandadır, ama artık suyun termal ya da mineralli ya da doğal olması önem taşımamaktadır. Ayrıca, su dışında bir dizi geleneksel uygulamalar da bu SPA merkezlerinde yapılmakta; bunlar arasında masaj ilk sırada yer almaktadır. Ama aromaterapi, yüz ve vücut bakımları, çamur ve yosun maskeleri, hamam ve sauna olanakları, küçük estetik girişimler, hatta botoks uygulamaları ve saç ve tırnak bakımları gibi sayısız uygulama, SPA menülerinde yer alabilmektedir.
 
Kaplıcalarımızı, daha modern hale getirmek ve yurtdışından daha fazla talep yaratmak için çalışmalarınız var mı?
 
Şu anda Avrupa düzeyinde, Avrupa Kaplıcalar Birliği içerisinde bir kalite ve standart çalışması yürütülüyor. Biz de Türkiye Kaplıca Talasso ve Kür Merkezleri Derneği olarak (ben Dernek Başkanıyım) Avrupa Kaplıcalar Birliği asil üyesiyiz, ben de Avrupa Kaplıcalar Birliği Tıp Komisyonu Başkanlığını yürütüyorum. Burada EUROPESPAmed ve EUROPESPAwellness, adlı iki ayrı kalite sertifikasyonu veriliyor. Amaç Avrupa kaplıcaların katile standardını yükseltme ve belgelendirme. Halen Türkiye’de sadece iki tesis bu sertifikasyonları aldı ama 1-2 yıl içinde bu sayının 10’u aşmasını bekliyoruz.
Yurtdışından Türkiye Kaplıcalarına ziyaretçi gelmesi bir dönemdir çok arzulanıyor, özellikle de turizmin bu şekilde hem çeşitlendirilmesi hem de yıl boyunca sürmesi amaçlanıyor. Bu arada sağlık turizmi içersinde kaplıca/termal turizmi de ayrı bir ilgi odağı ve tartışma konusu olmayı sürdürüyor. Bu anlamda kongreler düzenleniyor, hükümetler arası görüşmeler yapılıyor, turizm şirketleri yeni örgütlenmelere gidiyor, sağlık sigorta şirketleri konu üzerinde çalışmalar yapıyor. Ama özellikle Almanya, Hollanda, Belçika ve Kuzey Avrupa ülkelerinde var olan büyük bir kaplıca “kürist” potansiyelini henüz harekete geçirebilmiş değiliz. Bu arada ülkemizin kuzey, doğu ve güney komşularındaki potansiyeli de ihmal etmemeliyiz. Bu anlamda bir devlet politikası ve stratejik planlama, etkin örgütlenme ve rasyonel parasal destek konularında gelişmeler sağlamalıyız.

Anahtar Kelimeler: spa , termal sağlık , hamam , kür , welness , kaplıca , Salus Per Aguas , Kaplıca kürü , banyo , balneoterapi , Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji

Paylaş ve Kaydet



EN ÇOK OKUNANLAR

EN SON EKLENENLER
  Acil
Yrd.Doç.Dr. Ayhan Özşahin
Adli Bilimler
Prof.Dr. Sermet Koç
Aile Hekimliği Ve Check-Up
Uzm.Dr. Cüneyt Özüak
Anatomi
Prof.Dr. Salih Murat Akkın
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Beyin ve Sinir Cerrahisi
Prof.Dr. Mehmet Yaşar Kaynar
Cinsel Sağlık
Prof.Dr. Doğan Şahin
Çevre ve Halk Sağlığı
Uzm.Dr. Murat Fırat
Çocuk Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Çokuğraş
Diş hekimliği
Dt. Celal Yıldırım
Dt. Saba Eryılmaz
Diyabet Ve Metabolizma
Prof.Dr. Temel Yılmaz
Enfeksiyon Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Eraksoy
Farmakoloji
Prof.Dr. Aydın Barlas
Genetik Bilimler
Prof.Dr. Turgut Ulutin
Göğüs Cerrahisi
Prof.Dr. Kamil Kaynak
Göğüs Hastalıkları
Prof.Dr. Gül Öngen
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Prof.Dr. M. Cihat Ünlü
Kardioloji
Prof.Dr. Zeki Öngen
Klinik Beslenme
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Kulak Burun Boğaz
Prof.Dr. Asım Kaytaz
Prof.Dr. Ferhan Öz
Psikiyatri
Prof.Dr. M. Kemal Arıkan
Sağlık Politikaları
Yrd.Doç.Dr. Haluk Özsarı
Sağlık Tartışma Platformu
Op.Dr. M.Şükrü Güner
Sağlıklı Beslenme Ve Diyet
Doç.Dyt Emel Özer
Seyahat Sağlığı
Prof.Dr. Volkan Korten
Sosyal Psikiyatri
Prof.Dr. Doğan Şahin
Termal Sağlık Ve SPA Wellness
Prof.Dr. M.Zeki Karagülle
Tıbbi Onkoloji
Prof.Dr. Adnan Aydıner
Tıp Hukuku
Prof.Dr. Faik Çelik
Tıp ve Sanat
Prof.Dr. Faik Çelik
Üroloji
Prof.Dr. Emre Akkuş
 

 
 
 
Copyright 2018 Tüm hakkı saklıdır. Designed by: OrBiT
RSS Kayıt Ol e-Bülten Kayıt Giriş Yap
saglikpaneli.com ANA SPONSORLARI
saglikpaneli.com İÇERİK SPONSORLARI


SAĞLIK MERKEZİ KISA YOLLARI
Acil | Kardioloji | Adli Bilimler | Kulak Burun Boğaz | Aile Hekimliği Ve Check-Up | Diyabet Ve Metabolizma | Çocuk Hastalıkları | Farmakoloji | Anatomi | Anesteziyoloji ve Reanimasyon | Çevre ve Halk Sağlığı | Diş hekimliği | Enfeksiyon Hastalıkları | Sağlıklı Beslenme Ve Diyet | Göğüs Cerrahisi | Seyahat Sağlığı | Üroloji | Sağlık Politikaları | Psikiyatri | Göğüs Hastalıkları | Genetik Bilimler | Tıbbi Onkoloji | Diş hekimliği | Sağlık Tartışma Platformu | Diş hekimliği | Klinik Beslenme | Diş hekimliği | Genel Konular | Beyin ve Sinir Cerrahisi | Kadın Hastalıkları ve Doğum | Termal Sağlık Ve SPA Wellness | Diş hekimliği | Tıp Hukuku | Tıp ve Sanat | Cinsel Sağlık | Sosyal Psikiyatri |
SAĞLIK KONULARI
Cinsel Sağlık | Çocuk Psikolojisi | Diyabet | Domuz Gribi | Ergenlik - Adolesan Sağlığı | Erken Boşalma | Fitnes | Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar | Grip ve Soğuk Algınlığı | Güzellik&Estetik | Hamilelik | HIV/AIDS | Hipertansiyon | İlkyardım | İnfertilite/Kısırlık | İnme | Kanser | Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi | Kuş Gribi | Obezite | Sağlık Mevzuatı | Sertleşme Sorunu | Ses Kısıklığı | Sigara | Stres | Tamamlayıcı Tıp |
Sağlık Paneli
Sağlık Paneli Hakkında | Kullanım Koşulları | Gizlilik Sözleşmesi | Yasaklı Ürünler | Ürün Listeleme Kuralları | Üyelik Sözleşmesi | Telif Hakları Hakkında | Güvenli Alışveriş, Satıcı ve Alıcı Sözleşmesi | Güvenli Ticaret ve Ödeme Sisteminin Tanımı | Kişisel Sağlık Profili Yetkilendirme Sözleşmesi | Doktor Üyelik Sözleşmesi | Bize Ulaşın | E-bültenler | Üye Doktorlar | Üye Kurumlar | Doktor Ara | Kurum Ara | Forum | Tartışma Platformu
A - Z
Branşlar A-Z | Slide Show A-Z | Kadın Sorunları A-Z | Erkek Sorunları A-Z | Çocuk Sorunları A-Z | Anketler A-Z | İnteraktif Araçlar A-Z