+ Ana sayfanız yapın! + Favorilerinize ekleyin! Add to Google RSS Kayıt
Ol
e-Bülten Kayıt Giriş Yap
 
 
 
 
Sağlık Paneli Ana Sayfa Yazdır Arkadaşına Gönder
Adli Bilimler / MAKALELER Prof.Dr. Sermet Koç
 
 
ALT BAŞLIKLAR
Listelenen içerikleri, belli bir alt başlıkta/alt branşta filtrelemek için, aşağıdaki listeden seçim yapabilirsiniz.

+ Tüm Alt Başlıklar + Genel Konular







MAKALELER: İnsan Hakları İhlalleri

İçerik Eklenme Tarihi: 30.10.2009

Yazar
Prof.Dr. Sermet Koç

Paylaş ve Kaydet

İnsan hakları kavramı, son yıllarda toplumumuzun gündeminden hiç eksik olmayan konulardan biri olmuştur

“İnsan hakları” kavramı, son yıllarda toplumumuzun gündeminden hiç eksik olmayan konulardan biri olmuştur. Ne yazık ki, bu kavramın önemi yakın zamana kadar anlaşılamamış, yadsınmış; bir sorun olarak kabul edilmek istenmemiştir. İnsan hakları; en çok ta, kötü idareciler ve siyasetçilerin elinde acımasızca zedelenmiştir. Daha düne kadar, kimileri “Kahrolsun insan hakları!” veya “İnsanın hakkı olmaz, ödevi olur!” diyebilmiş veya bir yandan terörü desteklerken, bir yandan da dillerinden “İnsan hakları” sözünü eksik etmemişlerdir. Ama şu da bir gerçektir ki, “insan hakları” anlayışının en çok karşısında olanlar, bir gün “insan haklarımı istiyorum!” diye şikâyetçi olmuşlardır.

Doğrusu da budur. Herkesin insan haklarına ihtiyacı vardır; çünkü herkes insandır. Söz konusu kişi, insan haklarını ihlal eden de olsa; hatta acımasız bir cani de olsa değişmez. Hiç unutmamak gerekir ki, her toplum en azından birlikte yaşamanın kurallarına uymak; toplumu yönetenler ise, en azından kendi yasalarına saygılı davranmak zorundadır. Yine, kişi suçlu bile olsa, yasaların kişiye öngördüğü cezası dışında, ikinci bir ceza vermeye kimsenin hakkı olamaz; aksine, yasaların ve bir hukuk düzeni içinde birlikte yaşamanın bir önemi kalmaz. Bugün ise, birçok yönetici ve siyasetçinin de sergilediği üzere, insan hakları konusunu, yalnızca Avrupa Birliği’ne girme kaygısı ile ele alan düşünce ve yaklaşımlar, insana ne kadar onur kırıcı geliyor! Aslında bizlere layık olmayan, yakışmayan elbiseyi zorla giydiriyorlarmış gibi tuhaf, aşağılayıcı bir duygu veriyor. Gerçekten de öyle mi, yoksa?
Hayır!
 

Çünkü insan haklarına herkesin ihtiyacı var ve insan haklarına bir gün herkes ihtiyaç duyabilir.

Çünkü “insan hakları”:
- Bireylerin salt insan olmakla kazandıkları haklardır.
- Tüm insanlar için geçerlidir.
- İnsanlar bu haklara doğuştan sahiptir.
- İnsanların insan olarak taşıdıkları değerin her türlü güç karşısında korunmasını amaçlar.
- Devletin insana verdiği haklar değildir; devlet bunu tanımak, korumak ve düzenlemekle yükümlüdür.
- Temelde devlet gücünü sınırlar, hem yasal hem de ahlaksal düzenlemelerin kapsamına girer.
- Tanımı ve sınırları tartışmalıdır; ancak özünde genel ve evrensel niteliktedir.
- İnsan haklarını korumak, insanın değerini ve onurunu korumaktır!

İnsan haklarının felsefi-tarihi esasları nelerdir?
Denilebilir ki, insanın doğadaki kendi varlığını algılamasıyla başlamıştır. Toplum içinde yaşayan her insanın, kendi ve diğerlerinin yaşamı hakkında fikir yürütmesi; toplum ile ilişkisini sorgulaması kaçınılmazdır. İnsan hakları düşüncesinin yalnızca batıda değil; doğuda, kısaca; insanın yaşadığı her yerde ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Ancak, bu konudaki ulaşabildiğimiz ilk yazılı kaynaklar batıya ait.
Batılı kaynaklara göre; insan hakları düşüncesi, ilk kez Eski Yunan ve Roma’da ortaya çıkmıştır. Eskiden “Sofist” adı verilen şehirden şehre dolaşarak parayla ders veren düşünürler, insanların bazı doğal hakları olduğunu ve toplum halinde yaşamak için bazı haklarından vazgeçmeleri gerektiğini, ileri sürmüşlerdir. Sofist Protagoras’ın hazırladığı anayasasında (M. Ö. 485-410), “insanın kendini vahşi hayvanlardan korumak ve daha iyi yaşamak için, toplum halinde yaşamalarının zorunlu olduğu; bunun içinde bazı kurallar konulması gerektiği” yer almakta idi. Bunu, Romalı Seneca (M.Ö. 4. yy); “İnsanlar eşittir. Bedeni köle bile olsa, ruhu özgürdür” şeklinde ifade etmiştir.
Orta çağda İngiltere’de(1215), insan hakları ile ilgili ilk belge kabul edilen Magna Carta Libertatum’da(Büyük Hürriyet Fermanı); “Hiç kimsenin; kanuna uygun ve mahkeme kararı olmadıkça tevkif olunamayacağı, hapsedilemeyeceği, memleket dışına çıkarılamayacağı ve sürgün edilemeyeceği” maddesi yer almakta idi.
Yeni çağda, Avrupa’da Rönesans ve Reform Dönemi (15-17. yy) yaşandı. Bu dönemde “hümanizm” akımı önem kazandı. Avrupa’da 17. ve 18. yüzyıllarda yaşanan Aydınlanma Dönemi’nin temel özelliği, insanı esas almasıdır. Bu dönemle birlikte gerçekleşen sanayi devrimi sonucunda daha kolay bir araya gelen ve örgütlenen insanlar; hak ve özgürlüklerini savunmaya, baskıcı feodal yönetimlere son vermeye başlamışlardır.
İlk çağlarda ortaya çıkan, insanların doğuştan bazı hak ve özgürlükleri bulunduğu şeklindeki görüş, orta çağdan sonra “doğal hukuk akımı” adı altında yeniden gündeme gelmiş, giderek doğal hukukla siyasi kurumlar arasında ilişki kurulmuştur. Doğal hukuk akımının en önemli savunucularından biri olan Fransız düşünür Jean Jack Rousseau’ya göre(18. yy) insanlar, toplum halinde yaşayabilmek için bir devlet kurarak sözleşme yapmışlardır. “Toplum sözleşmesi” adı verilen bu sözleşmeye göre; devlet, insanların temel haklarını; özellikle, yaşama hakkını koruyacak ve saygı gösterecektir.
Toplum sözleşmesi görüşünün Avrupa ve Amerika’da etkisi fazla olmuştur. Virginia İnsan Hakları Bildirisi’nde(1776); “Tüm insanlar doğuştan eşit derecede özgür ve bağımsızdır. Doğar doğmaz edindikleri belli bazı hakları vardır.” denilmektedir. A.B.D.’de kölelik ve ırk ayrımı sisteminin 1960’lara kadar etkisinin sürmesi göz önüne alındığında, insan haklarının ne kadar çetin mücadelelerin sonucunda kazanılabildiği gözlenmektedir.
Fransız İnsan ve Vatandaşlık Hakları Beyannamesi (1789), aydınlanma döneminin sonucunda ortaya çıkmış olup, insanlar arasındaki eşitsizlikleri kaldırmaya yöneliktir.
“Doğal hukuk” akımı giderek geçerliliğini yitirdi; 19. yüzyılda yerini “bireycilik” akımı aldı. Tüm hukuk, felsefe ve sosyal bilimciler her insanın bazı temel hakları bulunduğu konusunda birleşti.
Daha sonra, 19. yüzyılın son yarısında “Toplumculuk” akımı gelişerek; 20. yüzyılda önemli etkileri oldu. Bu anlayışa göre, toplumun daha önemli olduğu; bununla birlikte tüm insanların eşit haklara sahip olduğu savunuldu.
Böylece, insan haklarının üç aşamada (3 kuşak) geliştiği görülmektedir.

Üç Kuşak Halinde İnsan Hakları
Kısaca gözden geçirirsek;
1. Birinci Kuşak Haklar(Temel İnsan Hakları):
- İngiliz, Amerikan, Fransız devrimleri etkili oldu.
- 17. ve 18. yüz yılda tartışılmaya başlandı.19. yüz yılda ibaren kazanıldı.
- Temel İnsan Hakları 3 ayrı grupta incelenmektedir:
a) Bireysel hak ve özgürlükler:
- Yaşama hakkı,
- Özel yaşamı koruma hakkı,
- Beden bütünlüğünü koruma hakkı,
- Seyahat özgürlüğü,
- Düşünce, din ve vicdan özgürlüğü.
b) Toplu Özgürlükler:
- Dernek kurma özgürlüğü,
- Toplantı, yürüyüş ve gösteri yapma özgürlüğü.
c) Siyasal Haklar:
- Seçme, seçilme hakkı,
- Ülke yönetimine katılma hakkı.

2. İkinci Kuşak Haklar(Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar):
- 19. yy. ikinci yarısı ve 20. yüz yıl birinci yarısında etkili oldu.
- Sosyal devlet, sosyal haklar olgusu gelişti.
- Bu haklar ekonomik, sosyal ve kültürel nitelikli idi.
- Ekonomik, sosyal ve kültürel haklar 3 ayrı grupta incelenmektedir:
a) Ekonomik haklar;
- Mülkiyet hakkı,
- Teşebbüs kurma hakkı.
b) Sosyal haklar;
- Çalışma hakkı,
- Sosyal güvenlik hakkı.
c) Kültürel haklar;
- Eğitim hakkı,
- Sanat özgürlüğü,
- Basın, haberleşme özgürlüğü.

3. Üçüncü Kuşak Haklar(Dayanışma Hakları):
- 2. Dünya Savaşı sonrası gelişmiştir.
- Ulusların siyasal, ekonomik, sosyal geleceklerini belirleyebilme hakkı; barış, sağlık, çevre,... haklarını kapsar.
- Daha ziyade,Üçüncü Dünya Ülkeleri’nin taleplerini yansıtmıştır.
- Dayanışma hakları başlıca şunlardır:
a) Çevre hakkı,
b) Barış hakkı,
c) Gelişme hakkı,
d) İnsanlığın ortak mirasına saygı hakkı.

Günümüzdeki Önemli Gelişmeler
- 1919: Milletler Cemiyeti kuruldu. İnsancıl bir savaş(!) hukukunun ilkeleri belirlendi.
- 2. Dünya Savaşı sonu: Naziler yalnız “barışa karşı suçlar” değil; “insanlığa karşı suçlar”dan da yargılandı.
- 1945: Birleşmiş Milletler kuruldu.
- 10 Aralık 1948: BM Genel Kurulu “İnsan Hakları Evrensel Bildirisi”ni kabul etti, bildiri 1976’da yürürlüğe girdi.
- 4 Kasım 1950: Avrupa Konseyi’nce “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi” kabul edildi, bildiri 3.9.1953’de yürürlüğe girdi.
- 1961: “Avrupa Sosyal Haklar Sözleşmesi” imzalandı.

Türkiye’de:
- 1839 Tanzimat Fermanı’ndan itibaren, insan hakları ile ilgili yazılı veriler mevcuttur. Ayrıca Osmanlı yönetimi ve daha sonra cumhuriyet yönetimi döneminde kabul edilen tüm anayasalarda insan hakları ile ilgili maddeler var.
- 1982 Anayasasının 12. maddesinde “Herkes kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahiptir.”denilmektedir.
- Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1966’da imzaladı.
- İLO Sözleşmesi’nin çoğu maddesini imzaladı.
- 1988’de işkence ve benzeri muameleler ile ilgili sözleşmeyi imzaladı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kişisel başvuru hakkını tanıdı.

Uluslararası Belgelerin Önemi
- Uluslararası anlaşmalar ilgili ülkeleri hukuken bağlamakta, iç hukukun bir parçası sayılmaktadır.

İnsan Hakkı İhlalleri ve Tıp
Doğal olarak, insan hakları ihlalleri; tıp ta önemli, özel bir yer tutmaktadır. Hekimlik mesleği, bir yandan insan hakları ihlallerinin saptanması ve önlenmesinde; öte yandan mağdurların tıbbi amaçlar ile tedavi ve rehabilitasyonda kritik temel bir rol ve sorumluluk taşımaktadır. Her biri ayrı bir yazı kapsamında ele alınabilecek, bazı önemli konu başlıkları şunlardır:
- Kişilere yönelik saldırı/ şiddet ve ihmal (yaşama, sağlıklı yaşama hakkı),
- Çocuğa karşı şiddet ve ihmal (çocuk hakları),
- Kadına karşı şiddet ve ihmal (kadın hakları),
- Yaşlıların ihmali,
- Hasta hakları,
- Sağlık çalışanlarının hakları.
İnsan Hakkı İhlallerinin Özel Önem Kazandığı Durumlar:
-“ İşkence” ve insanlık dışı uygulamalar,
- Gözaltı, tutuklu ve hükümlü kişiler,
- Açlık grevi yapan kişiler.

Sonuç
Gerçek şu ki; yerküremizde, insanların büyük çoğunluğu yine kendi türünden mutlu(!) bir azınlık tarafından ağır baskı altında tutuluyor ve acımasızca sömürülüyor. Diktatörlükler, baskıcı yönetimler; silahlanma yarışı, savaşlar, hastalıklar, çevre kirliliği ve açlık; en başta, insanoğlunun en temel hakkı olan “yaşama hakkı”nı yok ediyor. Tüm bunların bu yaşlı yerküremizde hala var olması “ insanlık” adına ne kadar da utanç verici!
Başta kendisini uygarlığın, insan haklarının hamisi kabul eden batı ülkeleri olmak üzere; tüm dünyada “işkence” ve diğer insanlık dışı olayların, ırk, cinsiyet ve her türlü ayrımcılığın hala sistemli bir şekilde sürüyor olması, insan haklarının yazılı metinlerden çıkarak insanlığa mal olması için daha çok emek ve çaba gerektiğini bizlere göstermektedir.
Çok bildik bir deyimle, maalesef “insanın insana yaptığı kötülüğü, başka hiçbir canlı bir birine yapmıyor” ve bu yerkürede birlikte, “insan” gibi yaşayabilmemiz için; önce insana saygı göstermekten ve insan haklarına sahip çıkmaktan başka hiç bir çaremiz yok!

* Bu yazı, Çağdaş Akpınar Dergisi’nde (2006) yayınlanmıştır.
 

Anahtar Kelimeler: İnsan hakları , işkence , şiddet , ihmal , hasta hakları , yaşama hakkı , tarihçe , ekonımik gelecek

Paylaş ve Kaydet



EN ÇOK OKUNANLAR

EN SON EKLENENLER
BRANŞ DOKTORU KİMDİR?
Prof.Dr. Sermet Koç
Adli Bilimler

1961 yılında Samsun Havza’da doğdu. 1978’de Kastamonu Göl Öğretmen Lisesi’nden,...

+ Devamını okumak için tıklayınız

  Acil
Yrd.Doç.Dr. Ayhan Özşahin
Adli Bilimler
Prof.Dr. Sermet Koç
Aile Hekimliği Ve Check-Up
Uzm.Dr. Cüneyt Özüak
Anatomi
Prof.Dr. Salih Murat Akkın
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Beyin ve Sinir Cerrahisi
Prof.Dr. Mehmet Yaşar Kaynar
Cinsel Sağlık
Prof.Dr. Doğan Şahin
Çevre ve Halk Sağlığı
Uzm.Dr. Murat Fırat
Çocuk Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Çokuğraş
Diş hekimliği
Dt. Celal Yıldırım
Dt. Saba Eryılmaz
Diyabet Ve Metabolizma
Prof.Dr. Temel Yılmaz
Enfeksiyon Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Eraksoy
Farmakoloji
Prof.Dr. Aydın Barlas
Genetik Bilimler
Prof.Dr. Turgut Ulutin
Göğüs Cerrahisi
Prof.Dr. Kamil Kaynak
Göğüs Hastalıkları
Prof.Dr. Gül Öngen
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Prof.Dr. M. Cihat Ünlü
Kardioloji
Prof.Dr. Zeki Öngen
Klinik Beslenme
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Kulak Burun Boğaz
Prof.Dr. Asım Kaytaz
Prof.Dr. Ferhan Öz
Psikiyatri
Prof.Dr. M. Kemal Arıkan
Sağlık Politikaları
Yrd.Doç.Dr. Haluk Özsarı
Sağlık Tartışma Platformu
Op.Dr. M.Şükrü Güner
Sağlıklı Beslenme Ve Diyet
Doç.Dyt Emel Özer
Seyahat Sağlığı
Prof.Dr. Volkan Korten
Sosyal Psikiyatri
Prof.Dr. Doğan Şahin
Termal Sağlık Ve SPA Wellness
Prof.Dr. M.Zeki Karagülle
Tıbbi Onkoloji
Prof.Dr. Adnan Aydıner
Tıp Hukuku
Prof.Dr. Faik Çelik
Tıp ve Sanat
Prof.Dr. Faik Çelik
Üroloji
Prof.Dr. Emre Akkuş
 

 
 
 
Copyright 2018 Tüm hakkı saklıdır. Designed by: OrBiT
RSS Kayıt Ol e-Bülten Kayıt Giriş Yap
saglikpaneli.com ANA SPONSORLARI
saglikpaneli.com İÇERİK SPONSORLARI


SAĞLIK MERKEZİ KISA YOLLARI
Acil | Kardioloji | Adli Bilimler | Kulak Burun Boğaz | Aile Hekimliği Ve Check-Up | Diyabet Ve Metabolizma | Çocuk Hastalıkları | Farmakoloji | Anatomi | Anesteziyoloji ve Reanimasyon | Çevre ve Halk Sağlığı | Diş hekimliği | Enfeksiyon Hastalıkları | Sağlıklı Beslenme Ve Diyet | Göğüs Cerrahisi | Seyahat Sağlığı | Üroloji | Sağlık Politikaları | Psikiyatri | Göğüs Hastalıkları | Genetik Bilimler | Tıbbi Onkoloji | Diş hekimliği | Sağlık Tartışma Platformu | Diş hekimliği | Klinik Beslenme | Diş hekimliği | Genel Konular | Beyin ve Sinir Cerrahisi | Kadın Hastalıkları ve Doğum | Termal Sağlık Ve SPA Wellness | Diş hekimliği | Tıp Hukuku | Tıp ve Sanat | Cinsel Sağlık | Sosyal Psikiyatri |
SAĞLIK KONULARI
Cinsel Sağlık | Çocuk Psikolojisi | Diyabet | Domuz Gribi | Ergenlik - Adolesan Sağlığı | Erken Boşalma | Fitnes | Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar | Grip ve Soğuk Algınlığı | Güzellik&Estetik | Hamilelik | HIV/AIDS | Hipertansiyon | İlkyardım | İnfertilite/Kısırlık | İnme | Kanser | Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi | Kuş Gribi | Obezite | Sağlık Mevzuatı | Sertleşme Sorunu | Ses Kısıklığı | Sigara | Stres | Tamamlayıcı Tıp |
Sağlık Paneli
Sağlık Paneli Hakkında | Kullanım Koşulları | Gizlilik Sözleşmesi | Yasaklı Ürünler | Ürün Listeleme Kuralları | Üyelik Sözleşmesi | Telif Hakları Hakkında | Güvenli Alışveriş, Satıcı ve Alıcı Sözleşmesi | Güvenli Ticaret ve Ödeme Sisteminin Tanımı | Kişisel Sağlık Profili Yetkilendirme Sözleşmesi | Doktor Üyelik Sözleşmesi | Bize Ulaşın | E-bültenler | Üye Doktorlar | Üye Kurumlar | Doktor Ara | Kurum Ara | Forum | Tartışma Platformu
A - Z
Branşlar A-Z | Slide Show A-Z | Kadın Sorunları A-Z | Erkek Sorunları A-Z | Çocuk Sorunları A-Z | Anketler A-Z | İnteraktif Araçlar A-Z