+ Ana sayfanız yapın! + Favorilerinize ekleyin! Add to Google RSS Kayıt
Ol
e-Bülten Kayıt Giriş Yap
 
 
 
 
Sağlık Paneli Ana Sayfa Yazdır Arkadaşına Gönder
Diyabet Ve Metabolizma / MAKALELER Prof.Dr. Temel Yılmaz
 
 
ALT BAŞLIKLAR
Listelenen içerikleri, belli bir alt başlıkta/alt branşta filtrelemek için, aşağıdaki listeden seçim yapabilirsiniz.

+ Tüm Alt Başlıklar + Genel Konular






MAKALELER: Açlık Krizlerinin Altında Yatan Ana Neden - GİZLİ ŞEKER

İçerik Eklenme Tarihi: 04.09.2009

Yazar
Prof.Dr. Temel Yılmaz

Paylaş ve Kaydet

Diyabet henüz klasik bulgularını, yani çok su içme, sık idrara çıkma, ağız kuruluğu gibi belirtilerini vermeden 15-20 yıl süresince belirti vermeden sessiz gittiği dönem gizli şeker olarak isimlendirilir.

p strong Gizli şeker nedir br - - strong - p p Diyabet henüz klasik bulgularını, yani çok su içme, sık idrara çıkma, ağız kuruluğu gibi belirtilerini vermeden 15-20 yıl süresince belirti vermeden sessiz gittiği dönem gizli şeker olarak isiml irilir. Gizli şeker aslında yıllar öncesinden k isine özgü birtakım semptomları verir. Ama bu bulgular büyük çoğunlukla ihmal edilir, atlanır. br - and nbsp - - p p İlk ortaya çıkan bulgu reaktif hipoglisemi adını verdiğimiz şeker düşme ataklarıdır.Reaktif hipogliseminin en önemli özelliği - açken değil, kişi yemek yedikten sonra hipoglisemi atakları olmasıdır. Buna tokluk hipoglisemileri adını veriyoruz Bu kişiler sabah uyandıklarında fazla acıkmazlar, genellikle kahvaltı yapmazlar, öğle yemeğini hafif geçiştirirler, ama ilk yemeği yedikten itibaren gece uyuyuncaya kadar sürekli hipoglisemi atakları olur ve sürekli yemek yerler. Kan şekerinin düşüklüğü, sinirlilik, soğuk terleme, fenalık hissi, bazı kişilerde baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu gibi bulgular görülür. Akşam üstüne doğru tatlı krizi, çikolata isteği baş gösterir. Bir bölüm hasta da gece uykudan uyanıp yemek yeme vardır. Bu dönemde glikoz yükleme testinde genellikle tokluk ( 2. saat) kan şekeri açlık kan şekerinden düşüktür. br - and nbsp - - p p Daha ileri dönemlerinde glikoz intoleransı ismini verdiğimiz, insülin direncinin giderek arttığı dönem de tokluk kan şekerleri yükselmeye başlar. Glikoz yükleme testinde tokluk (2.saat kan şekeri) 140-199 mg - dl arasındadır. Kişi daha fazla şişmanlamaya başlar. Şişmanladıkça acıkma atakları şiddetlenir. Şişmanlık özellikle karın bölgesinde yağların toplanması şeklinde olur. Bel oranı ile kalça oranı 0,8 and rsquo - in üstüne çıkar. Bu bizim için önemli bir kriterdir. Diğer bir özellik, yemekten sonra uykunun gelmesi, yorgunluk hissi, çalışma performansının azalması ve kilo alma hızının artmasıdır. br - and nbsp - - p p Üçüncü, preklinik dönemde tokluk kan şekeri artık 200 mg - dl and rsquo - nin üzerine çıkar, kan yağları yükselir, bu hastaların yarısında hipertansiyon vardır, şişmanlık oturmuştur, acıkma atakları öğleden sonradan sabah saatlerine çekilir. Hastalar sabahları yorgun kalkarlar ve zaman zaman ağır yemekten sonra ağız kuruluğu, çok su içme, çok idrara çıkma bulguları olur. Bu dönemden itibaren artık diyabetin erken dönemidir. br - br - strong Gizli şeker neden önemli - strong br - and nbsp - - p p Araştırmalar göstermiştir ki daha şeker hastalığı ortaya çıkmadan henüz gizli şeker dönemindeyken de diyabet vücutta hasar oluşturuyor. br - and nbsp - - p p and bull - Gizli şeker döneminde hastaların yüzde 40 and rsquo - ında hipertansiyon vardır. br - and bull - 50-80 and rsquo - inde kan yağlarında yükseklik vardır. br - and bull - 40 and rsquo - ında yüksek tansiyon vardır. br - and bull - 20-30 arasında göz bozuklukları başlamıştır. br - and bull - 10-20 civarında diyabetin böbrekler üzerinde etkisi ortaya çıkmıştır. br - and bull - 80 and rsquo - inden fazlasında 2 veya çok damar hasarı vardır. br - br - Özellikle 50 yaşın altında ortaya çıkan hipertansiyon, koroner hastalığı, enfarktüste mutlaka gizli şeker aranmalıdır. Bunların çoğunda glikoz metabolizma bozukluğu vardır. Bu nedenle reaktif hipoglisemi ve gizli şeker toplumsal boyutta mücadele edilmesi gereken bir hastalıktır. br - and nbsp - - p p strong Gizli şeker nasıl tespit edilir. - strong br - and nbsp - - p p Şeker hastalığı bulgularını verinceye kadar ki 10-20 yıllık süreçte hep açlık kan şekeri normal düzeydedir.Toplumda çok yanlış bir kanı vardır. Şeker hastalığı olup olmadığını anlamak için açlık şekerini ölçtür diye öneriyorlar. Oysa gizli şekerde hiçbir zaman açlık kan şekeriyle teşhis konmaz. Hastanın glikoz yükleme testi yaptırması gerekir. Bu teste 75 gram glikoz, içeren şekerli su verilir. Şekerli suyu içtikten sonra beş saat kan şekeri izlenir. Ama insanlar bu teste dört saat ayıramayabilir. Bunun için karışık diyet adını verdiğimiz 75 gramlık karbonhidrat diyeti var. Beş dilim ekmek, iki kaşık reçel, iki kesme şeker alınan kahvaltıdan iki saat sonraki kan şekeri ölçülür. br - Açlığın altı, gizli şeker br - br - Tokluk (2.saat) Kan şekeri, sekiz saat açlıktan sonraki kan şekerinin altındaysa bunun adı reaktif hipoglisemidir. Mesela sabah ölçtünüz 96 mg bulundu, yemek yenildi, iki saat beklenip ölçüldü 80 mg çıktı. Bu reaktif hipoglisemidir. br - br - br - Hipoglisemi hastanın yaşam kalitesini bozan bir hastalıktır. İnsan ilişkilerini olumsuz etkiler. İş performansını bozar. Ama tedavisi vardır. Tedavi uygun bir diyet programı, günde altı veya sekiz öğün, sık sık ama miktar olarak azar azar yiyecek programıyla rahat bir şekilde çözümlenir. Sabah, öğlen, akşam düzenli yemek, yemek aralarında kepekli bisküvi, sandviç, uyumadan önce de bir bardak süt, birkaç bisküvi olabilir. br - and nbsp - - p p strong Öğün arasında meyve yemek şekeri düşürebilir mi - strong br - br - Düşürebilir, meyvenin içinde fruktoz yani şeker vardır, reaktif hipoglisemi atağını başlatabilir. Meyveden çok kepekli ekmek, bisküvi gibi posalı yiyecekleri öneriyoruz. Türkiye ve Akdeniz ülkelerinde yazın öğle ve akşam yemeği arasındaki süre sekiz dokuz saate uzuyor. Reaktif hipoglisemisi olanların bu süre içinde iki ara öğün yemeleri lazım. Öğleden sonraki ara öğünleri güçlü olmalı, acıkma hissetmeden, tatlı krizi gelmeden yemelidir. Hipoglisemide acıkmaya değil saate bağlı model olmalıdır. Açlık ortaya çıkmışsa o zaman onun kontrolü zordur. br - and nbsp - - p p strong İlaçla tedavi var mı - strong br - br - Hayır yok. Bir hızlandırılmış açlık modelidir. Yani öğün aralarının beş saatten iki buçuk saate indiği bir modeldir. Eğer yiyecek programı verilirse hastanın hem açlık atakları olmuyor hem şişmanlamıyor hem de psikolojik sorunlar çıkmıyor. Tabii bu paketi egzersizle desteklemek lazımdır. Özellikle öğlen yemeğini birçok hasta kilo alırım korkusuyla hafif geçiştiriyor. Mesela bir tabak salata yiyor. Ama bunun anlamı bizim için bir tabak salata artı bir büyük çikolatadır. Çünkü eğer öğl e yiyecek olarak belli standartların altına inerse öğleden sonra sık acıkma atakları oluyor ve yüksek kalorili yiyecekler alınıyor. br - and nbsp - - p p strong Bu kişiler şişmanlık kısırdöngüsü içinde mi - strong br - br - Toplumda şişmanlıkların genetik olanlar dışında, yaklaşık yüzde 80 and rsquo - inde reaktif hipoglisemi var. Şişmanlığın tedavisi ancak bu metabolik bozukluğu bulduktan sonra yapılıyor. Eğer bir hasta gidip de diyet uzmanına müracaat edip diyet aldığı zaman bu iş çözülmüyor. Genellikle hipoglisemide temel sorun açlıktır. Herhangi bir diyet uzmanına, zayıflama merkezlerine gidiliyor. Bunlar çoğunlukla hastalara hipokalorik yani bir anlamda açlık diyeti veriyorlar. Sonuç olarak reaktif hipoglisemili hasta dişini sıkıp açlık diyeti uyguluyor ama bıraktıktan sonra ribound olarak verdiği kilodan fazlasını alıyor. Burada temel sorun açlık. Açlığı açlıkla tedavi edemezsiniz.Sonuçta da hep şişmanlayan insanlar oluyorlar. br - Bu nedenle şişmanlığın tedavisinde temel ilke kilo almaya neden olan sebebi bulup adını koymak. Reaktif hipoglisemi var, yağ metabolizması bozuk veya genetik bozukluk var gibi nedenler bulunmalıdır. br - İnsülin dengesi bozuk br - br - Reaktif hipoglisemi varsa glikoza karşı insülin hormon cevabını incelemek lazım. Reaktif hipoglisemi bir insülin hormonu salgılanma hastalığıdır. Normal de glikoz alındıktan sonra öğünden sonra insülin bir saat içinde yükselir. Buna birinci faz insülin reaksiyonu diyoruz. Sonra bir saat sonra iner iki öğün arasında normale iner. Reaktif hipoglisemide ise birinci faz insülin alımı bozulur. İkinci faz salınım devreye girer. Birinci faz insülin salınımındaki yükselme bir saatte olup biterken hipoglisemide iki-iki buçuk saat sonra zirveye ulaşır. İnsülin en yüksek olduğu nokta açlığı en çok hissettiğimiz noktadır. br - and nbsp - - p p strong Yersin, daha çok acıkırsın - strong br - br - Normalde açlık hissiniz vardır, yemek yersiniz düzelir. Ama burada öyle olmuyor. Burada insülin salgısında gecikme olduğu için yemekten hemen sonra dev bir insülin dalgası oluyor ve bu insülin ikinci saatten itibaren kan şekeri daha yükselmeden aşağı indiriyor. Hemen arkasından hipoglisemi oluyor ve buna bağlı olarak da öğün öncesi bu hastalar çok acıkıyor. Açlığı ölçen bir kriter olsaydı, reaktif hipoglisemisi olanların, olmayanlara göre sofraya dört beş kat aç oturduğu görülürdü. Bu kadar aç oturunca hızlı yersiniz, fazla yersiniz. Biz buna karşı iki saatte bir şeyler yenmesini öneriyoruz. Hasta fazla acıkmıyor, az yiyor ve ensülin dengesizliği olmuyor. br - and nbsp - - p p strong Diğer dönemlerde ne oluyor - strong br - and nbsp - - p p Reaktif hipoglisemi glikoz toleransı ve preklinik diyabet birbiriyle içiçe dönemlerdir. Reaktif hipoglisemi adı altında hepsini içine alıyor. br - and nbsp - - p p strong Sonra tip 2 diyabet mi gelişiyor - strong br - br - Evet, insüline bağımlı olmazlar. İnsülin salgısında azalma oluyor ve kan şekeri artıyor, diyabet geliyor. br - and nbsp - - p p strong Aç kalmadan zayıflamak için nasıl bir diyet uygulanmalı - strong br - br - Önce açlık ataklarını kontrol altına almak lazım. Bunun için açlık hissine göre değil saate göre beslenme olmalıdır. Uyandıktan itibaren belli aralıklarla yemelidir. Üç öğün yemek, üç de ara öğün. Öğlen ve akşam yemeğinin arası uzunsa bir ara daha olmalı. br - and nbsp - - p

Anahtar Kelimeler: gizli şeker , diyabet , yemek yemek alışkanlığı , Reaktif hipoglisemi , hipoglisemi , hipertansiyon ,

Paylaş ve Kaydet



EN ÇOK OKUNANLAR

EN SON EKLENENLER
BRANŞ DOKTORU KİMDİR?
Prof.Dr. Temel Yılmaz
Diyabet Ve Metabolizma

Diyabet Ve Metabolizma...

+ Devamını okumak için tıklayınız

  Acil
Yrd.Doç.Dr. Ayhan Özşahin
Adli Bilimler
Prof.Dr. Sermet Koç
Aile Hekimliği Ve Check-Up
Uzm.Dr. Cüneyt Özüak
Anatomi
Prof.Dr. Salih Murat Akkın
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Beyin ve Sinir Cerrahisi
Prof.Dr. Mehmet Yaşar Kaynar
Cinsel Sağlık
Prof.Dr. Doğan Şahin
Çevre ve Halk Sağlığı
Uzm.Dr. Murat Fırat
Çocuk Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Çokuğraş
Diş hekimliği
Dt. Celal Yıldırım
Dt. Saba Eryılmaz
Diyabet Ve Metabolizma
Prof.Dr. Temel Yılmaz
Enfeksiyon Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Eraksoy
Farmakoloji
Prof.Dr. Aydın Barlas
Genetik Bilimler
Prof.Dr. Turgut Ulutin
Göğüs Cerrahisi
Prof.Dr. Kamil Kaynak
Göğüs Hastalıkları
Prof.Dr. Gül Öngen
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Prof.Dr. M. Cihat Ünlü
Kardioloji
Prof.Dr. Zeki Öngen
Klinik Beslenme
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Kulak Burun Boğaz
Prof.Dr. Asım Kaytaz
Prof.Dr. Ferhan Öz
Psikiyatri
Prof.Dr. M. Kemal Arıkan
Sağlık Politikaları
Yrd.Doç.Dr. Haluk Özsarı
Sağlık Tartışma Platformu
Op.Dr. M.Şükrü Güner
Sağlıklı Beslenme Ve Diyet
Doç.Dyt Emel Özer
Seyahat Sağlığı
Prof.Dr. Volkan Korten
Sosyal Psikiyatri
Prof.Dr. Doğan Şahin
Termal Sağlık Ve SPA Wellness
Prof.Dr. M.Zeki Karagülle
Tıbbi Onkoloji
Prof.Dr. Adnan Aydıner
Tıp Hukuku
Prof.Dr. Faik Çelik
Tıp ve Sanat
Prof.Dr. Faik Çelik
Üroloji
Prof.Dr. Emre Akkuş
 

 
 
 
Copyright 2018 Tüm hakkı saklıdır. Designed by: OrBiT
RSS Kayıt Ol e-Bülten Kayıt Giriş Yap
saglikpaneli.com ANA SPONSORLARI
saglikpaneli.com İÇERİK SPONSORLARI


SAĞLIK MERKEZİ KISA YOLLARI
Acil | Kardioloji | Adli Bilimler | Kulak Burun Boğaz | Aile Hekimliği Ve Check-Up | Diyabet Ve Metabolizma | Çocuk Hastalıkları | Farmakoloji | Anatomi | Anesteziyoloji ve Reanimasyon | Çevre ve Halk Sağlığı | Diş hekimliği | Enfeksiyon Hastalıkları | Sağlıklı Beslenme Ve Diyet | Göğüs Cerrahisi | Seyahat Sağlığı | Üroloji | Sağlık Politikaları | Psikiyatri | Göğüs Hastalıkları | Genetik Bilimler | Tıbbi Onkoloji | Diş hekimliği | Sağlık Tartışma Platformu | Diş hekimliği | Klinik Beslenme | Diş hekimliği | Genel Konular | Beyin ve Sinir Cerrahisi | Kadın Hastalıkları ve Doğum | Termal Sağlık Ve SPA Wellness | Diş hekimliği | Tıp Hukuku | Tıp ve Sanat | Cinsel Sağlık | Sosyal Psikiyatri |
SAĞLIK KONULARI
Cinsel Sağlık | Çocuk Psikolojisi | Diyabet | Domuz Gribi | Ergenlik - Adolesan Sağlığı | Erken Boşalma | Fitnes | Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar | Grip ve Soğuk Algınlığı | Güzellik&Estetik | Hamilelik | HIV/AIDS | Hipertansiyon | İlkyardım | İnfertilite/Kısırlık | İnme | Kanser | Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi | Kuş Gribi | Obezite | Sağlık Mevzuatı | Sertleşme Sorunu | Ses Kısıklığı | Sigara | Stres | Tamamlayıcı Tıp |
Sağlık Paneli
Sağlık Paneli Hakkında | Kullanım Koşulları | Gizlilik Sözleşmesi | Yasaklı Ürünler | Ürün Listeleme Kuralları | Üyelik Sözleşmesi | Telif Hakları Hakkında | Güvenli Alışveriş, Satıcı ve Alıcı Sözleşmesi | Güvenli Ticaret ve Ödeme Sisteminin Tanımı | Kişisel Sağlık Profili Yetkilendirme Sözleşmesi | Doktor Üyelik Sözleşmesi | Bize Ulaşın | E-bültenler | Üye Doktorlar | Üye Kurumlar | Doktor Ara | Kurum Ara | Forum | Tartışma Platformu
A - Z
Branşlar A-Z | Slide Show A-Z | Kadın Sorunları A-Z | Erkek Sorunları A-Z | Çocuk Sorunları A-Z | Anketler A-Z | İnteraktif Araçlar A-Z