+ Ana sayfanız yapın! + Favorilerinize ekleyin! Add to Google RSS Kayıt
Ol
e-Bülten Kayıt Giriş Yap
 
 
 
 
Sağlık Paneli Ana Sayfa Yazdır Arkadaşına Gönder
Diyabet Ve Metabolizma / TEDAVİLER Prof.Dr. Temel Yılmaz
 
 
ALT BAŞLIKLAR
Listelenen içerikleri, belli bir alt başlıkta/alt branşta filtrelemek için, aşağıdaki listeden seçim yapabilirsiniz.

+ Tüm Alt Başlıklar + Genel Konular






TEDAVİLER: Evde kan şekeri ölçümü

İçerik Eklenme Tarihi: 24.03.2009 14:34:04

Yazar
Prof.Dr. Temel Yılmaz

Paylaş ve Kaydet

Yaşam boyu süren kronik bir hastalık olan diyabetin takibinde kan şekeri ölçümü son derece önem taşıyor.

Kan şekerindeki iniş çıkışların düzenli olarak takip edilmesiyle hem günlük yaşam daha da kolaylaşıyor, hem de hekime tedavide yardımcı olunabiliyor. Son yıllarda teknolojinin ceplere sığdırdığı şeker ölçüm aletleri ile günde birkaç dakika ayrılarak kan şekerinizi ölçmeniz mümkün

Kan şekeri ölçümü diyabetin izlenmesinde son derece önem taşıyor. Kan şekerindeki iniş çıkışların düzenli olarak takip edilmesiyle hem günlük yaşam daha da kolaylaşıyor, hem hekime medikal tedavide, hem de diyetisyene medikal beslenme tedavisinde yardımcı olunabiliyor. Özellikle son yıllarda teknolojinin ceplere sığdırdığı şeker ölçüm aletleri ile günde birkaç dakikanızı ayırarak kan şekerinizi kendiniz ölçmemiz mümkün.
Evde kan şekeri izleminin başlanmasını diyabet tedavisinde devrim olarak nitelendirilmekte. Kan şekeri ölçümü, en başta diyabetli insanların hastalıklarını kontrol altında tutmak için hastane de harcadıkları zamanının azalmasına yardımcı oldu. Bununla birlikte, diyabetli kişi ve diyabet tedavisinde yer alan sağlık uzmanları için bir dizi uyum ve tedavi sorununa da yol açtı.
Diyabet tedavisinde sürekli kan şekeri takipleri, hekimin medikal tedaviyi planlamasında yardımcı. Çünkü, sürekli takipler, kan şekerinin aşağı-yukarı inip çıkarken yaptığı rahatsızlıkları önlemede avantaj sağlıyor.  Böylece, bir yandan oluşabilecek ani şeker düşmesi (hipoglisemik reaksiyonlar) ya da gelişebilecek ani şeker yükselmesi sonucu asidoz tablosunun önüne geçilmiş oluyor.
İki önemli çalışma (Diyabet Kontrol ve Komplikasyon Çalışması ve İngiltere Prospektif Diyabet Çalışması) diyabetle ilişkili komplikasyonların azaltılması için kan glukoz düzeylerinin hedef alınması gerektiğini açık bir şekilde gösteriyor. Pek çok ülke, diyabette glukoz kontrolünde %7’nin altında HbA1c düzeyi gibi katı hedefler koyuyor. 
Diyabet tedavisinde, bu hedeflere ulaşılmak için öncelikli açlık glukoz düzeyleri hedef alınıyor. Ayrıca, son çalışmalar öğün öncesi ve / veya sonrası glukoz düzeylerinin de önemli olduğunu vurguluyor. Bu, temelde Tip 2 diyabetli kişilere yoğunlaşan son bir çalışmayla destekleniyor ve bu çalışma özellikle hastalığın erken evreleri boyunca öğün sonrası kan glukoz (öğünden 2 saat sonra ölçülen kan şekeri) düzeylerinin HbA1c değerleri üzerinde önemli bir etkisinin olduğunu ileri sürüyor.

Kan şekerini olabildiğince normale yakın tutmak gerekli
Kan şekeri gün boyu devamlı olarak değişim gösterse de, kan şekerini olabildiğince normale yakın değerlerde tutmak gerekir. Gün içinde kan şeker değerindeki oynamalar, okyanusların iskelede yükselmesi ve alçalması ile karakterize gel-git olayına benzetilebilir. Herhangi bir günkü kan şekeri ölçümü ise, iskeleye vuran suların o anki durumunu gösteren bir fotoğraf gibidir. Sizin de görebileceğiniz gibi bu fotoğraf, suların gerçek düzeyini hiçbir zaman göstermeyecektir, tıpkı tek bir kan şekeri ölçümünün fazla bir şey ifade etmediği gibi. Tek bir kan şekeri ölçümü, tedavinin düzenlenmesinde yardımcı olamaz.
Eğer diyabetli bir kişi kendini iyi hissetmiyorsa, o an yapılacak bir test ile bu hissettiklerinin kan şekeri düşüklüğünden mi, yoksa yüksekliğinden mi kaynaklandığını gösterecektir. Hatta bazı dönemlerde fiziksel olarak bir değişim yaşanmasa da kan şekeri düzeyi o kadar iyi olmayabilir. Kan şekerinin hafif yükseldiği durumlarda diyabetli iyi şeyler hissedebilir ve sorunu farketmeyebilir. Ancak ne yazık ki, bu seviyeden daha yükseğe çıktığında yaşanan tablo değişir ve uyku hali, yorgunluk gözlenebilir. Hatta ketozise, sonra da ketoasidoza kadar gidebilir. Bu noktada durumu erken fark etme problemi daha başında çözmeye yarar.

Sonuç için 1-2 dakika yeterli
Başta da belirttiğimiz gibi, diyabetli kişinin günde sadece birkaç dakikasının ayırarak kan şekerini kendisinin takip etmesi son yıllarda diyabet takibindeki en önemli ilerlemelerden biri olarak gösteriliyor. Bu gelişme sayesinde diyabetin tedavi planlaması kökünden değişime uğradı. Evde kan şekeri testi ile kişiler kendi diyabetlerini kontrol altına alarak, kendi metabolik durumunu anında öğrenebiliyor ve en önemlisi, diyabet tedavisinde ve yönetiminde pasif olmaktan çıkıp doktorlar ve diğer sağlık personelinden oluşan takımın bir parçası haline geliyor.
Kan şekerinin kontrolü sırasında, iki önemli noktayı hatırlamakta fayda var. Kan şekerindeki dalgalanmalar, birçok diyabetlinin aklını karıştırır. Kan şekeri, açlıkta düşük, tokluğun ilk yarım saati ile bir saati arasında en yüksek değerine ulaşır. Bir saatten sonra zamanla düşer.
On-onbeş yıl öncesine dek bir diyabetlinin kendi kan şekeri ölçümünü yapmak mümkün değildi. Diyabetliler, idrar şeker testi ile izleniyordu. Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunmaktaydı, idrarda şeker, kan şekeri kanda yükseldikten bir süre sonra çıkabilir. Daha önemlisi idrarda şeker testi, normal sınırın altındaki kan şekeri hakkında (örneğin hipoglisemide) bilgi vermez.

Önemli engellerin aşılması
Bir çok faktör kişinin evde kan şekeri izlemi yapmasını etkiler. Bunlar ;
• Görme keskinliği
• El becerisi
• Eğer bir kişi bu testi yalnız başına yapamıyorsa, sosyal desteği
• Sosyo – ekonomik durumu (test için gerekli aletleri alabilme gücü)

Empati
Kan şekeri ölçüm cihazlarının ve test çubuklarının geliştirilmesi, diyabetli pek çok insana kendi kan şekeri düzeyini takip etme imkanını verdi vermesine ama teknolojideki çoğu ilerlemelere rağmen, tüm yöntemler hala ölçümün yapılması için kan elde edilmesini, bunun içinde diyabetli kişinin parmaklarına iğne batırılmasını gerektiriyor. Bu kişilere kendi başlarına test yapabilme becerisini kazandırmak için yardım eden sağlık uzmanlarının, evde ölçüm cihazı ile sık kan şekeri izlemi yapılmasının zahmetli ve pahalı olabileceğinin ve ayrıca uygun olmayabileceğinin de farkında olmaları gerekiyor.

Antrenörlük yapma
Diyabet eğitimcilerinin, diyabetli kişiler tarafından kendilerine söylenen hem test yapmama hem de testin yapılma sıklığını azaltma nedenlerini iyi bilmeleri gerekir.
Diyabetli birine kan glukoz düzeylerinin izlenmesinin sade bir şekilde öğretilmesi yeterli değildir. Evde izlem yapan bir diyabetlinin, kan şekeri ölçüm sonuçlarına göre tedavisinde yapacağı değişikliklerle ilişkili  gerekli bilgi ve beceriyi geliştirmeleri gereklidir. Sağlık çalışanının diyabetliyi evde şeker ölçümü sonuçlarıyla ilişkili olarak gerekli tedavi değişikliklerini  nasıl yapması  gerektiği konusunda bilgilendirmelerinde çok büyük yarar vardır.

Ölçümler ne zaman ne sıklıkla yapılmalı?
Diyabet tedavisinde, test için en uygun zamanın seçilmesi önemlidir. Bu, diyabetli kişiye gün boyu kan glukoz düzeyi hakkında en değerli bilgiyi verecek zaman olmalıdır. En sık kullanılan zamanlar; açlık, öğünden hemen önce ve öğünden 1–2 saat sonraki zamanlardır. Eğer diyabet eğitiminin başlangıcında ölçüm zamanlarında diyabetli birey ile birlikte karar verilirse, testin başarısı artar.
Benzer şekilde, önerilen günlük test sayısı üzerinde dikkatlice durulmalıdır. Çalışmalar, sık test yapmanın kan glukoz kontrolü üzerine pozitif etki yapacağını doğruluyor. Bununla birlikte, günde 7 kez test yapılması ideal görülürken bir çok nedenden dolayı çoğu diyabetlinin bu sıklıkta ölçüm yapmayacağı tahmin ediliyor. Zaman yokluğu, gerekli test çubuklarının alım güçlüğü  ve de sık olarak parmağı delmenin verdiği rahatsızlık gibi nedenler sık ölçüm yapılmamasının nedenleri arasında sıralanıyor. Alternatif uygulamalar diyabetlinin belirlediği günlerde birkaç test; veya günün farklı zamanlarında 1–2 test şeklinde yapılabiliyor.

Anahtar Kelimeler: kan şekeri ölçümü , glukoz , HbA1c

Paylaş ve Kaydet



EN ÇOK OKUNANLAR

EN SON EKLENENLER
BRANŞ DOKTORU KİMDİR?
Prof.Dr. Temel Yılmaz
Diyabet Ve Metabolizma

Diyabet Ve Metabolizma...

+ Devamını okumak için tıklayınız

  Acil
Yrd.Doç.Dr. Ayhan Özşahin
Adli Bilimler
Prof.Dr. Sermet Koç
Aile Hekimliği Ve Check-Up
Uzm.Dr. Cüneyt Özüak
Anatomi
Prof.Dr. Salih Murat Akkın
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Beyin ve Sinir Cerrahisi
Prof.Dr. Mehmet Yaşar Kaynar
Cinsel Sağlık
Prof.Dr. Doğan Şahin
Çevre ve Halk Sağlığı
Uzm.Dr. Murat Fırat
Çocuk Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Çokuğraş
Diş hekimliği
Dt. Celal Yıldırım
Dt. Saba Eryılmaz
Diyabet Ve Metabolizma
Prof.Dr. Temel Yılmaz
Enfeksiyon Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Eraksoy
Farmakoloji
Prof.Dr. Aydın Barlas
Genetik Bilimler
Prof.Dr. Turgut Ulutin
Göğüs Cerrahisi
Prof.Dr. Kamil Kaynak
Göğüs Hastalıkları
Prof.Dr. Gül Öngen
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Prof.Dr. M. Cihat Ünlü
Kardioloji
Prof.Dr. Zeki Öngen
Klinik Beslenme
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Kulak Burun Boğaz
Prof.Dr. Asım Kaytaz
Prof.Dr. Ferhan Öz
Psikiyatri
Prof.Dr. M. Kemal Arıkan
Sağlık Politikaları
Yrd.Doç.Dr. Haluk Özsarı
Sağlık Tartışma Platformu
Op.Dr. M.Şükrü Güner
Sağlıklı Beslenme Ve Diyet
Doç.Dyt Emel Özer
Seyahat Sağlığı
Prof.Dr. Volkan Korten
Sosyal Psikiyatri
Prof.Dr. Doğan Şahin
Termal Sağlık Ve SPA Wellness
Prof.Dr. M.Zeki Karagülle
Tıbbi Onkoloji
Prof.Dr. Adnan Aydıner
Tıp Hukuku
Prof.Dr. Faik Çelik
Tıp ve Sanat
Prof.Dr. Faik Çelik
Üroloji
Prof.Dr. Emre Akkuş
 

 
 
 
Copyright 2014 Tüm hakkı saklıdır. Designed by: OrBiT
RSS Kayıt Ol e-Bülten Kayıt Giriş Yap
saglikpaneli.com ANA SPONSORLARI
saglikpaneli.com İÇERİK SPONSORLARI


SAĞLIK MERKEZİ KISA YOLLARI
Acil | Kardioloji | Adli Bilimler | Kulak Burun Boğaz | Aile Hekimliği Ve Check-Up | Diyabet Ve Metabolizma | Çocuk Hastalıkları | Farmakoloji | Anatomi | Anesteziyoloji ve Reanimasyon | Çevre ve Halk Sağlığı | Diş hekimliği | Enfeksiyon Hastalıkları | Sağlıklı Beslenme Ve Diyet | Göğüs Cerrahisi | Seyahat Sağlığı | Üroloji | Sağlık Politikaları | Psikiyatri | Göğüs Hastalıkları | Genetik Bilimler | Tıbbi Onkoloji | Diş hekimliği | Sağlık Tartışma Platformu | Diş hekimliği | Klinik Beslenme | Diş hekimliği | Genel Konular | Beyin ve Sinir Cerrahisi | Kadın Hastalıkları ve Doğum | Termal Sağlık Ve SPA Wellness | Diş hekimliği | Tıp Hukuku | Tıp ve Sanat | Cinsel Sağlık | Sosyal Psikiyatri |
SAĞLIK KONULARI
Cinsel Sağlık | Çocuk Psikolojisi | Diyabet | Domuz Gribi | Ergenlik - Adolesan Sağlığı | Erken Boşalma | Fitnes | Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar | Grip ve Soğuk Algınlığı | Güzellik&Estetik | Hamilelik | HIV/AIDS | Hipertansiyon | İlkyardım | İnfertilite/Kısırlık | İnme | Kanser | Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi | Kuş Gribi | Obezite | Sağlık Mevzuatı | Sertleşme Sorunu | Ses Kısıklığı | Sigara | Stres | Tamamlayıcı Tıp |
Sağlık Paneli
Sağlık Paneli Hakkında | Kullanım Koşulları | Gizlilik Sözleşmesi | Yasaklı Ürünler | Ürün Listeleme Kuralları | Üyelik Sözleşmesi | Telif Hakları Hakkında | Güvenli Alışveriş, Satıcı ve Alıcı Sözleşmesi | Güvenli Ticaret ve Ödeme Sisteminin Tanımı | Kişisel Sağlık Profili Yetkilendirme Sözleşmesi | Doktor Üyelik Sözleşmesi | Bize Ulaşın | E-bültenler | Üye Doktorlar | Üye Kurumlar | Doktor Ara | Kurum Ara | Forum | Tartışma Platformu
A - Z
Branşlar A-Z | Slide Show A-Z | Kadın Sorunları A-Z | Erkek Sorunları A-Z | Çocuk Sorunları A-Z | Anketler A-Z | İnteraktif Araçlar A-Z