+ Ana sayfanız yapın! + Favorilerinize ekleyin! Add to Google RSS Kayıt
Ol
e-Bülten Kayıt Giriş Yap
 
 
 
 
Sağlık Paneli Ana Sayfa Yazdır Arkadaşına Gönder
Acil / MAKALELER Yrd.Doç.Dr. Ayhan Özşahin
 
 
ALT BAŞLIKLAR
Listelenen içerikleri, belli bir alt başlıkta/alt branşta filtrelemek için, aşağıdaki listeden seçim yapabilirsiniz.

+ Tüm Alt Başlıklar + Genel Konular









MAKALELER: Depremden zarar görmemek için ne yapmalıyım?

İçerik Eklenme Tarihi: 17.08.2009

Yazar
Yrd.Doç.Dr. Ayhan Özşahin

Paylaş ve Kaydet

Marmara Depreminden bu yana 10 yıl geçti. Bu süre içinde devlet resmi binaları (okullar, hastaneler ve diğer kamu binaları) gözden geçirip zayıf olanları belirledi ve kaynakları ölçüsünde güçlendirmeye başladı. Ancak toplum kendi binalarına bu özeni pek göstermedi…

Marmara Depremi, aslında bildiğimiz bir gerçeği, şehirlerimizin depreme karşı zayıf kaldığını dramatik bir şekilde hepimize hatırlattı. Yaygın çalışmalar sonucunda, sorunun ne olduğu, nasıl çözülmesi gerektiği detaylı şekilde ortaya kondu. Bugün devlet, bu bilgi ve deneyimlerin dışında, deprem riskine karşı sistematik şekilde hazırlanmakta. Trafik sıkışıklıkları sayesinde, yol ve köprülerin depreme karşı güçlendirmekte olduğunu görüyoruz. Birçoğumuz güçlendirilen veya yıkılıp yeniden yapılan bir okula tanık olmuşuzdur.

Ancak toplumda henüz belirgin bir hareket gözlenmemekte. Medya, basın vb. her türlü kanaldan bilgi yağmuruna tutulmasına karşın, insanlar evlerinde, işyerlerinde depremden korunmaya yönelik önlem alma alışkanlığı edinemedi. Bu yazıda depreme karşı almamız gereken önlemleri kısaca hatırlatacağız.

Depremin yıkıcı etkisinden korunmak aslında hiç zor değil. Önlemler şu 4 başlık altında toplanabilir:

1. Binanın kontrolü (Yapısal hazırlık),
2. Eşyaların kontrolü (Yapısal olmayan hazırlık),
3. Acil durum planı (İşlevsel hazırlık),
4. Afet çantası (Yedekleme).
 

1. Binanın Kontrolü (Yapısal Hazırlık):
Bina stokumuzun sorunlu olduğu ifadesini Marmara Depremi’nden sonra sıklıkla duyduk. Aklımızda kalan bu ifade, son yıllarda markalı konutların (sitelerin) tercih edilmesinde önemli bir etken oldu. Bugün bina üretiminde depreme dayanıklı olma özelliğinin çok daha fazla sorgulandığını ve gözetildiğini izlemekteyiz.

Ancak deprem öncesi üretilen konutlarda depreme dayanıklılık yönünden önemli bir zaaf olduğunun da bilinmesine rağmen, bu konutların iyileştirilmesi için toplumun kapsamlı bir tepkisi gözlenmemektedir. Hatta kamudan gelen zorlamalar kolektif bir dirençle karşılaşmaktadır. Bu da gelecek depremlerin sonuçları açısından önemli bir kaygı nedenidir.

Binanın kontrolü teknik bir konudur. Bireylerin kendi başına yapması olanaksızdır. Ancak bugün bu konuda uzmanlaşmış çok sayıda alternatif bulunmaktadır. Belediyeler, Mimar ve Mühendisler Odası ve çok sayıda firma bu hizmeti vermektedir. Zahmetli ve pahalı bir işlem olmakla birlikte bir kere yaptırılacaktır. Sonuçları düşünüldüğünde bu zorluk kolayca aşılabilecektir. Bina konusunda son olarak evlerimizi kontrol ettirirken, işyerlerimizi ihmal etmememiz gerektiğini de hatırlayalım.

2. Eşyaların Kontrolü (Yapısal Olmayan Hazırlık):

Marmara Depremi’nin hatırlattığı bir başka gerçek, bina ayakta kalsa bile, düşen – devrilen eşyaların da yaralanmalara, hatta can kayıplarına yol açabildiğidir. Birey olarak depremde evimiz yıkılırsa ve sevdiklerimizi kaybedersek, belediyeyi, inşaattan sorumlu teknik ekibi suçlayabiliriz. Ama devrilen elbise dolabının altında bir sevdiğimizi kaybedersek, sorumluluğu paylaşabileceğimiz kimse yoktur. Bu ihmalin vicdan azabı kişi tarafından yaşamı boyunca ve tek başına taşınacaktır.

Bu girişten anlaşıldığı gibi, yapısal olmayan risklerin kontrolü denince:

• Yaralanmaya veya ölüme yol açabilecek eşyaların,
• Ekonomik kayba yol açabilecek eşyaların,
• Hatıra değeri olan eşyaların

devrilerek zarar vermesine – görmesine engel olacak şekilde sabitlenmelerini anlıyoruz. Bu aslında bir günde tamamlanabilecek, ailece eğlenerek yapılabilecek (hiç de zor olmayan) bir etkinliktir.

3. Acil Durum Planı (İşlevsel Hazırlık):

Marmara Depremi’nin İstanbul’da yoğun şekilde hissedilmesi sonucunda, bu başlıktaki önlemlerin önemi ortaya çıkmıştır. Bir acil durum planı üç önlemi içermelidir:

• Toplanma,
• Tahliye,
• Haberleşme.

Toplanma: Deprem bölgesindeki (ev veya işyerindeki) kişiler, sarsıntı bittiği anda, bir araya toplanıp durumu değerlendirmeli, alınacak önlemleri planlamalı ve iş bölümü yaparak harekete geçmelidir. Örneğin evin salonunda toplanan aile bireyleri, herkesin tam ve sağlıklı olup olmadığını kontrol etmelidir. Böylece bir eşyanın altında sıkışmış veya yaralanmış kişi varsa, erken dönemde fark edilerek, yardım sağlanabilecektir.

Evin (veya işyerinin) dışında önceden belirlenecek güvenli bir yer, bina içindeki ve dışındaki kişilerin birbirini kolay bulmaları açısından yararlı olacaktır. Depremin yol açacağı panik ve kaos düşünüldüğünde, bu tür basit önlemlerin ne kadar yararlı olacağı anlaşılacaktır.

Son olarak iş, okul vb. nedenlerle şehre dağılmış aile bireylerinin, evlerine ulaşamaması halinde, şehir merkezinde toplanabilecekleri bir alternatif yer daha belirlenmelidir. Yani acil durum planında üç adet toplanma yeri belirtilmelidir.

Tahliye: Sarsıntı bittikten sonra binanın hızlı ve güvenli şekilde terk edilmesi gerekmektedir. Ancak artçı sallantılar vb. nedenlerle bu binaya bir daha hiç girilemeyebilir. Bu durumda ilk çıkarken birlikte alınanlar dışında binadan başka bir malzeme almak mümkün olamayacaktır. Bu nedenle tahliye düzenlemesinin önceden yapılması önemlidir.

Binayı terk ederken, vana ve şalterlerin kapatılması gibi güvenlik önlemleri alınmalı, ayrıca taşınabilecek önemli malzemenin (afet çantası) unutulmaması gerekmektedir. Önceden yapılacak planlama ve iş bölümü acil bir durumda çok yararlı olacaktır.

Bu arada çıkış yollarında acil durum aydınlatması gibi önlemlerin zamanında alınmış olması da çok önemlidir. Yani acil durum planında kaçış yolu ve alternatifleri belirtilmeli, buralarda gerekli önlemler önceden alınmalı ve tahliye öncesinde yapılacak işler ve sorumluları belirlenmelidir.

İletişim: Bugün depremden bu yana 10 yıl geçmesine karşın, hala kayıp bireylerin acısı yaşanmaktadır. Depreme bağlı kaos ortamında aile bireylerinin birbirlerine çabuk ulaşabilmeleri için, şehir dışından bir bağlantı kişisi önceden belirlenmeli ve tüm bilgiler onda toplanmalıdır. Depremzedeler geçici yerleşim bölgelerinde bulundukları ve telefonlarını da çoğunlukla kullanamadıkları için, alışıldık yöntemlerle onlara ulaşılması mümkün olamamaktadır. Yani acil durum planında yer alacak son bilgi, şehir dışından iletişim kişisinin bilgileridir.

4. Afet Çantası (Yedekleme):

Bu önlem, deprem dışında yangın, sel gibi sorunlarda, hatta günlük yaşamda da çok işe yarayabilmektedir. Yedekleme önlemi ev içinde veya dışında sürdürülecek yaşama göre alınmalıdır:
Deprem sonrasında evimizi kullanmaya devam edebileceksek, muhtemelen ilk günlerde yeterli ve temiz su ve yiyecek bulmakta zorlanacağız. Bu nedenle evde su ve dayanıklı gıda malzemelerini sürekli yedekli bulundurmak doğru olacaktır.

Deprem sonrasında terk ettiğimiz evimize bir daha giremeyecek olursak, en gerekli malzemeyi yanımıza alabilmek için önceden hazırlanmış olmamız gerekmektedir. Afet çantası adıyla tanıdığımız bu önlem, el feneri, radyo, yedek giysi, çamaşır, kişisel hijyen malzemesi (sabun, diş fırçası – macunu), ilkyardım çantası yanında, tapu, sigorta poliçesi gibi önemli evrakları da unutmamayı hedeflemektedir. Bu çantaya ayrıca varsa bebeğe ait yedek bez, mama, varsa hastaya ait yedek ilaç gibi malzemeler de konmalıdır.

Görüldüğü gibi deprem gibi karmaşık ve güçlü düşmandan en az zararla kurtulmak aslında hiç de zor değildir. Önemli olan harekete geçmektir.
 

Anahtar Kelimeler: deprem , depremden korunma , afet çantası , tahliye , acil durum planı

Paylaş ve Kaydet



EN ÇOK OKUNANLAR

EN SON EKLENENLER
BRANŞ DOKTORU KİMDİR?
Yrd.Doç.Dr. Ayhan Özşahin
Acil

p İstanbul Erkek Lisesi, İstanbul Tıp Fakültesi mezunu, İstanbul Beyoğlu Hastanesinde Aile Hekimliği...

+ Devamını okumak için tıklayınız

  Acil
Yrd.Doç.Dr. Ayhan Özşahin
Adli Bilimler
Prof.Dr. Sermet Koç
Aile Hekimliği Ve Check-Up
Uzm.Dr. Cüneyt Özüak
Anatomi
Prof.Dr. Salih Murat Akkın
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Beyin ve Sinir Cerrahisi
Prof.Dr. Mehmet Yaşar Kaynar
Cinsel Sağlık
Prof.Dr. Doğan Şahin
Çevre ve Halk Sağlığı
Uzm.Dr. Murat Fırat
Çocuk Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Çokuğraş
Diş hekimliği
Dt. Celal Yıldırım
Dt. Saba Eryılmaz
Diyabet Ve Metabolizma
Prof.Dr. Temel Yılmaz
Enfeksiyon Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Eraksoy
Farmakoloji
Prof.Dr. Aydın Barlas
Genetik Bilimler
Prof.Dr. Turgut Ulutin
Göğüs Cerrahisi
Prof.Dr. Kamil Kaynak
Göğüs Hastalıkları
Prof.Dr. Gül Öngen
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Prof.Dr. M. Cihat Ünlü
Kardioloji
Prof.Dr. Zeki Öngen
Klinik Beslenme
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Kulak Burun Boğaz
Prof.Dr. Asım Kaytaz
Prof.Dr. Ferhan Öz
Psikiyatri
Prof.Dr. M. Kemal Arıkan
Sağlık Politikaları
Yrd.Doç.Dr. Haluk Özsarı
Sağlık Tartışma Platformu
Op.Dr. M.Şükrü Güner
Sağlıklı Beslenme Ve Diyet
Doç.Dyt Emel Özer
Seyahat Sağlığı
Prof.Dr. Volkan Korten
Sosyal Psikiyatri
Prof.Dr. Doğan Şahin
Termal Sağlık Ve SPA Wellness
Prof.Dr. M.Zeki Karagülle
Tıbbi Onkoloji
Prof.Dr. Adnan Aydıner
Tıp Hukuku
Prof.Dr. Faik Çelik
Tıp ve Sanat
Prof.Dr. Faik Çelik
Üroloji
Prof.Dr. Emre Akkuş
 

 
 
 
Copyright 2018 Tüm hakkı saklıdır. Designed by: OrBiT
RSS Kayıt Ol e-Bülten Kayıt Giriş Yap
saglikpaneli.com ANA SPONSORLARI
saglikpaneli.com İÇERİK SPONSORLARI


SAĞLIK MERKEZİ KISA YOLLARI
Acil | Kardioloji | Adli Bilimler | Kulak Burun Boğaz | Aile Hekimliği Ve Check-Up | Diyabet Ve Metabolizma | Çocuk Hastalıkları | Farmakoloji | Anatomi | Anesteziyoloji ve Reanimasyon | Çevre ve Halk Sağlığı | Diş hekimliği | Enfeksiyon Hastalıkları | Sağlıklı Beslenme Ve Diyet | Göğüs Cerrahisi | Seyahat Sağlığı | Üroloji | Sağlık Politikaları | Psikiyatri | Göğüs Hastalıkları | Genetik Bilimler | Tıbbi Onkoloji | Diş hekimliği | Sağlık Tartışma Platformu | Diş hekimliği | Klinik Beslenme | Diş hekimliği | Genel Konular | Beyin ve Sinir Cerrahisi | Kadın Hastalıkları ve Doğum | Termal Sağlık Ve SPA Wellness | Diş hekimliği | Tıp Hukuku | Tıp ve Sanat | Cinsel Sağlık | Sosyal Psikiyatri |
SAĞLIK KONULARI
Cinsel Sağlık | Çocuk Psikolojisi | Diyabet | Domuz Gribi | Ergenlik - Adolesan Sağlığı | Erken Boşalma | Fitnes | Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar | Grip ve Soğuk Algınlığı | Güzellik&Estetik | Hamilelik | HIV/AIDS | Hipertansiyon | İlkyardım | İnfertilite/Kısırlık | İnme | Kanser | Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi | Kuş Gribi | Obezite | Sağlık Mevzuatı | Sertleşme Sorunu | Ses Kısıklığı | Sigara | Stres | Tamamlayıcı Tıp |
Sağlık Paneli
Sağlık Paneli Hakkında | Kullanım Koşulları | Gizlilik Sözleşmesi | Yasaklı Ürünler | Ürün Listeleme Kuralları | Üyelik Sözleşmesi | Telif Hakları Hakkında | Güvenli Alışveriş, Satıcı ve Alıcı Sözleşmesi | Güvenli Ticaret ve Ödeme Sisteminin Tanımı | Kişisel Sağlık Profili Yetkilendirme Sözleşmesi | Doktor Üyelik Sözleşmesi | Bize Ulaşın | E-bültenler | Üye Doktorlar | Üye Kurumlar | Doktor Ara | Kurum Ara | Forum | Tartışma Platformu
A - Z
Branşlar A-Z | Slide Show A-Z | Kadın Sorunları A-Z | Erkek Sorunları A-Z | Çocuk Sorunları A-Z | Anketler A-Z | İnteraktif Araçlar A-Z