+ Ana sayfanız yapın! + Favorilerinize ekleyin! Add to Google RSS Kayıt
Ol
e-Bülten Kayıt Giriş Yap
 
 
 
 
Sağlık Paneli Ana Sayfa Yazdır Arkadaşına Gönder
Anesteziyoloji ve Reanimasyon / MAKALELER Prof.Dr. Ercüment Yentür
 
 
ALT BAŞLIKLAR
Listelenen içerikleri, belli bir alt başlıkta/alt branşta filtrelemek için, aşağıdaki listeden seçim yapabilirsiniz.

+ Tüm Alt Başlıklar + Genel Konular









MAKALELER: ANESTEZİYE BAĞLI ÖLÜMLER

İçerik Eklenme Tarihi: 26.04.2009

Yazar
Prof.Dr. Ercüment Yentür

Paylaş ve Kaydet

Anestezi riski yüksek hastalarda anesteziye bağlanabilen kalp durması ve ölüm sıklığı sorunsuz hastalardan çok daha yüksek olmasına rağmen birçoğu önlenebilirdir. En sık karşılaşılan nedenler hipoksemi, hipovolemi, ve anestezik ilaçların yüksek dozlarda kullanılmalarıdır. İnsan hatası ölümlerde %90 lara varan oranlarda rol oynayabilirse de çoğu zaman ölüm birden çok etkene bağlıdır. 

 Anesteziye Bağlı Ölümler

Anesteziye bağlı kalp durması sıklığı erişkin hastalarda 0.5 – 1 olgu/10.000 girişim,  çocuklarda 1.4 - 4.6 olgu/10.000 girişimdir. Girişimlerin daha güvenli koşullarda yapılabilmesi, yeni anestezikler, monitorizasyon aletleri ve ventilatörler (yapay solunum gereçleri) gibi ileri teknolojinin sağladığı cihazlar anesteziye bağlı ölümlerin önlenmesinde ciddi başarılar sağlanmıştır. Modern teknolojinin kendisine bağlı riskler de vardır. İleri yaş, hastaların girişim gerektiren hastalıkları yanısıra bulunan diğer hastalıkları, travma ve daha yeni zamanlarda yapılabilen cerrahi girişimler riskleri arttırmaktadır. Anestezi ortamı her geçen gün daha güvenli koşullara sahip olsa da cerrahi girişimler sırasında istenmeyen olayların önlenmesinde kişilerin bilgi ve beceri düzeylerini aşan biçimde kurumsal güvenlik politikaları da önemli rol oynamaktadır. Hataların en aza indirilmesinde bu kültürün kurumsal düzeylerde personelin eğitimi ile, günlük uygulamalarla bütünleştirilmesi önemli rol oynayacaktır.

Anestezi riski yüksek hastalarda anesteziye bağlanabilen kalp durması ve ölüm sıklığı sorunsuz hastalardan çok daha yüksek olmasına rağmen birçoğu önlenebilirdir. En sık karşılaşılan nedenler hipoksemi (kanda oksijen miktarının azlığı), hipovolemi (dolaşımdaki sıvı/kan hacminin yeterli düzeyde olmaması) ve anestezik ilaçların yüksek dozlarda kullanılmalarıdır.

İnsan hatası ölümlerde %90 lara varan oranlarda rol oynayabilirse de çoğu zaman ölüm birden çok etkene bağlıdır. Ameliyata bağlı riskin yeterince değerlendirilememesi, ameliyat sırasında yapılan hatalar ve yanlış kararlar, hastanın ameliyat öncesi durumunun kötü olması bu etkenlerin en önemli olanlarıdır. Anesteziye bağlanabilecek ölümlerin bir kısmı da ameliyat sonrası erken dönemlerde görülmektedir ancak bunların da bir bölümü anesteziye bağlanmamakta; hastanın yaşı, genel durumunun kötü olması, diğer hastalıklarının ağırlığı sorumlu tutulmaktadır.

Hipoksemi anesteziye bağlı ölümlerin hiç kuşku yok ki en başta gelen nedenidir. Anestezi uygulamasında ve hastanın izlenmesinde sağlanan gelişmelerin önemli bir kısmı hipoksiyi önlemeye, erkenden (telafisi mümkün olmayan zaman geçmeden) farketmeye yöneliktir.

Hipoksemi (kandaki oksijen miktarının yetersiz olması) bir insanın yaşamını bir kaç dakikada sonlandırabilir. Bir kaç dakikalık bir dikkat eksikliğinin nelere mal olabileceğini anestezistlerden daha iyi kimse bilemez. Birkaç dakikayı aşan bir hipoksemi yaşamın sonu veya bitkisel yaşamın başlangıcı olabilir.

Hastaya verilecek oksijenin başka gazlarla karışmamasını (oksijen yerine başka gaz kullanılmaması) sağlayacak sistemlerin kullanımda olması, hastaya verilen havadaki oksijenin ve kullanılan anestezik gazların konsantrasyonunun ameliyat süresince sürekli olarak izlenebilmesi, hastanın kanındaki oksijenin ve hatta karbon dioksitin sürekli olarak izlenebiliyor olması yanısıra hastanın yapay yöntemlerle solutulması sırasında akciğerlerinde meydana gelen değişikliklerin farkedilebilmesi, akciğerlerde en iyi havalanmayı sağlayacak cihazların varlığı da hipoksemiyi önlemeye yönelik çabalar sonucunda uygulamaya girmiştir. Nabız oksimetresi ile kandaki oksijen, kapnograf adı verilen cihaz ile de kandaki karbon dioksit sürekli izlenebilir. Amerikan Anestezistler Birliği (ASA), sadece bu iki cihazın varlığı ile anesteziye bağlı ölümlerin  %57 oranında önlenebileceğini bildirmiştir.

Damar yolu veya solunum yolu ile kullanılan ilaçlar da günümüzde ameliyatın hemen bitiminde hastanın uyanmasını sağlayarak nefes almasını etkileyebilecek, zorlaştırabilecek etkilerden erken kurtulmaları sonucunu yaratmaktadır.

Herhangi bir nedenle (ameliyat özellikleri, hastanın genel durumu vs.) ameliyat sonrası dönemde daha yakından izlenmeleri, bakılmaları gereken hastalar ameliyat sırasında olduğu gibi yukarıda sayılan özelliklere sahip cihazlarla Anestezi Sonrası Derlenme veya Bakım Ünitelerinde veya Yoğun Bakım Ünitelerinde takip edilebilirler.

Hastalara gösterilen tüm bu ilginin nedeni onların yaşamını korumak ve anesteziyi en güvenli hale getirmektir. Anestezi bir tedavi yöntemi değildir. Sadece bir tedaviyi, girişimi ya da tanı koymak hedefli bir işlemi kolaylaştırmak amaçlı bir uygulamadır. Bu nedenle hastanın yaşamı için hiç bir ek bir risk yaratmamalıdır. İşte sadece bu nedenle anestezinin en güvenli bir tıp uygulaması olması için çaba gösterilmektedir.

Doğal olarak bu güvenliği sağlamanın bir maliyeti vardır. Bu maliyet en güvenli anestezi uygulamasının yapılabileceği bir ameliyathane ve en iyi anestezi sonrası bakımın sağlanabileceği ünitelerin varlığını gerektirir. Sadece bu fiziksel koşulların varlığı yetmez. İyi bir tıp eğitimi, iyi bir uzmanlık eğitimi almış ve bu cihazları kullanabilecek hekimlerin de varolması gerekir. Bu hekimlerin de iyi koşullarda çalışabilmeleri hastalarına konsantre olmaları, onlara en büyük özeni gösterebilmeleri, bakımından zorunludur.

Yaşamın değerini iyi bilen anesteziyologların varlığı ameliyathaneleri çok daha güvenli hale getirir.

 

Anahtar Kelimeler: anesteziye bağlı ölüm , anestezi güvenliği , anestezi riskleri

Paylaş ve Kaydet



EN ÇOK OKUNANLAR

EN SON EKLENENLER

BRANŞ DOKTORU KİMDİR?
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Anesteziyoloji ve Reanimasyon

1983 Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunu. Halen İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Aneste...

+ Devamını okumak için tıklayınız

  Acil
Yrd.Doç.Dr. Ayhan Özşahin
Adli Bilimler
Prof.Dr. Sermet Koç
Aile Hekimliği Ve Check-Up
Uzm.Dr. Cüneyt Özüak
Anatomi
Prof.Dr. Salih Murat Akkın
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Beyin ve Sinir Cerrahisi
Prof.Dr. Mehmet Yaşar Kaynar
Cinsel Sağlık
Prof.Dr. Doğan Şahin
Çevre ve Halk Sağlığı
Uzm.Dr. Murat Fırat
Çocuk Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Çokuğraş
Diş hekimliği
Dt. Celal Yıldırım
Dt. Saba Eryılmaz
Diyabet Ve Metabolizma
Prof.Dr. Temel Yılmaz
Enfeksiyon Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Eraksoy
Farmakoloji
Prof.Dr. Aydın Barlas
Genetik Bilimler
Prof.Dr. Turgut Ulutin
Göğüs Cerrahisi
Prof.Dr. Kamil Kaynak
Göğüs Hastalıkları
Prof.Dr. Gül Öngen
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Prof.Dr. M. Cihat Ünlü
Kardioloji
Prof.Dr. Zeki Öngen
Klinik Beslenme
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Kulak Burun Boğaz
Prof.Dr. Asım Kaytaz
Prof.Dr. Ferhan Öz
Psikiyatri
Prof.Dr. M. Kemal Arıkan
Sağlık Politikaları
Yrd.Doç.Dr. Haluk Özsarı
Sağlık Tartışma Platformu
Op.Dr. M.Şükrü Güner
Sağlıklı Beslenme Ve Diyet
Doç.Dyt Emel Özer
Seyahat Sağlığı
Prof.Dr. Volkan Korten
Sosyal Psikiyatri
Prof.Dr. Doğan Şahin
Termal Sağlık Ve SPA Wellness
Prof.Dr. M.Zeki Karagülle
Tıbbi Onkoloji
Prof.Dr. Adnan Aydıner
Tıp Hukuku
Prof.Dr. Faik Çelik
Tıp ve Sanat
Prof.Dr. Faik Çelik
Üroloji
Prof.Dr. Emre Akkuş
 

 
 
 
Copyright 2018 Tüm hakkı saklıdır. Designed by: OrBiT
RSS Kayıt Ol e-Bülten Kayıt Giriş Yap
saglikpaneli.com ANA SPONSORLARI
saglikpaneli.com İÇERİK SPONSORLARI


SAĞLIK MERKEZİ KISA YOLLARI
Acil | Kardioloji | Adli Bilimler | Kulak Burun Boğaz | Aile Hekimliği Ve Check-Up | Diyabet Ve Metabolizma | Çocuk Hastalıkları | Farmakoloji | Anatomi | Anesteziyoloji ve Reanimasyon | Çevre ve Halk Sağlığı | Diş hekimliği | Enfeksiyon Hastalıkları | Sağlıklı Beslenme Ve Diyet | Göğüs Cerrahisi | Seyahat Sağlığı | Üroloji | Sağlık Politikaları | Psikiyatri | Göğüs Hastalıkları | Genetik Bilimler | Tıbbi Onkoloji | Diş hekimliği | Sağlık Tartışma Platformu | Diş hekimliği | Klinik Beslenme | Diş hekimliği | Genel Konular | Beyin ve Sinir Cerrahisi | Kadın Hastalıkları ve Doğum | Termal Sağlık Ve SPA Wellness | Diş hekimliği | Tıp Hukuku | Tıp ve Sanat | Cinsel Sağlık | Sosyal Psikiyatri |
SAĞLIK KONULARI
Cinsel Sağlık | Çocuk Psikolojisi | Diyabet | Domuz Gribi | Ergenlik - Adolesan Sağlığı | Erken Boşalma | Fitnes | Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar | Grip ve Soğuk Algınlığı | Güzellik&Estetik | Hamilelik | HIV/AIDS | Hipertansiyon | İlkyardım | İnfertilite/Kısırlık | İnme | Kanser | Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi | Kuş Gribi | Obezite | Sağlık Mevzuatı | Sertleşme Sorunu | Ses Kısıklığı | Sigara | Stres | Tamamlayıcı Tıp |
Sağlık Paneli
Sağlık Paneli Hakkında | Kullanım Koşulları | Gizlilik Sözleşmesi | Yasaklı Ürünler | Ürün Listeleme Kuralları | Üyelik Sözleşmesi | Telif Hakları Hakkında | Güvenli Alışveriş, Satıcı ve Alıcı Sözleşmesi | Güvenli Ticaret ve Ödeme Sisteminin Tanımı | Kişisel Sağlık Profili Yetkilendirme Sözleşmesi | Doktor Üyelik Sözleşmesi | Bize Ulaşın | E-bültenler | Üye Doktorlar | Üye Kurumlar | Doktor Ara | Kurum Ara | Forum | Tartışma Platformu
A - Z
Branşlar A-Z | Slide Show A-Z | Kadın Sorunları A-Z | Erkek Sorunları A-Z | Çocuk Sorunları A-Z | Anketler A-Z | İnteraktif Araçlar A-Z