+ Ana sayfanız yapın! + Favorilerinize ekleyin! Add to Google RSS Kayıt
Ol
e-Bülten Kayıt Giriş Yap
 
 
 
 
Sağlık Paneli Ana Sayfa Yazdır Arkadaşına Gönder
Aile Hekimliği Ve Check-Up / SORU BANKASI Uzm.Dr. Cüneyt Özüak
 
 
ALT BAŞLIKLAR
Listelenen içerikleri, belli bir alt başlıkta/alt branşta filtrelemek için, aşağıdaki listeden seçim yapabilirsiniz.

+ Tüm Alt Başlıklar + Çocuk psikolojisi + Domuz Gribi + Genel Konular + Güzellik&Estetik + Hamilelik + Ofis sağlığı + Sağlıklı Yaşam + Tamamlayıcı Tıp + Tıptaki Gelişmeler + Yeşil Çevre,Yeşil Sağlık














SORU BANKASI: Merhaba.Benim sorum kzımla ilgili. Kendisinin bitlendiğini farkettik. Eczaneden bit şampuanı aldık. 1 ay boyunca kullandık fakat daha sonra tekrarlad

İçerik Eklenme Tarihi: 09.07.2009 16:12:22

Yazar
Uzm.Dr. Cüneyt Özüak

Paylaş ve Kaydet

Merhaba.Benim sorum kzımla ilgili. Kendisinin bitlendiğini farkettik. Eczaneden bit şampuanı aldık. 1 ay boyunca kullandık fakat daha sonra tekrarladı. Şu anda bu şampuanların etkili olmadığını farkediyoruz. Psikolojik açıdan saçlarını da kestirmek istemiyor. Gazyağı veya sheltox gibi daha radikal çözümler kullanıldığını duyduk ama size de danışmak istedik. Şampuanların etkili olmaması durumunda ne yapılabilir? Bilgi rica ediyoruz. Teşekkürler

Merhaba, Bit ve bitlenme dünyanın her tarafında yaygındır ve çok eski çağlardan beri, milyonlarca yıldır varolduğu düşünülmektedir. Bitlerin geçmişi insanlık tarihi kadar eskiye dayanmaktadır. İnsanlarda yaşayan bitlerin bugüne kalan en eski örnekleri 4000 yıllık mumyalarda bulunmaktadır. Bitle İlgili Bunları Biliyor musunuz? Ortaçağda bitlere ´yoksulluğun incileri´ denirdi. Canterbury başpiskoposu Aziz Thomas, öldüğünde üzerinde bit kaynaştığı için çok yüksek mertebeden bir aziz olarak bilinir. İnsanlık birçok hastalığın bitlerle bulaştığını çok geç öğrendi. Bit yoluyla geçen bit tifüsü Trablusgarp Harbi, Balkan Harbi ve 1. Dünya Savaşı´nda Türk orduları için büyük zorluklar yaşatmıştı. Ortaçağ´da İsveç´in Hurdenburg kentinde belediye başkanı seçimlerinde adaylar bir masanın etrafına oturur, sakallarını masaya değdirirler, ortaya konan bitin yöneldiği sakalın sahibi aday o yıl belediye başkanı seçilirdi. 4000 yıllık mumyalarda bitlere rastlanmıştır. İdeal Bir Bitlenme Tedavisi Nasıl Olmalıdır? Tek uygulama ile kısa sürede etki göstermeli. Güzel kokulu, saçları dolaştırmayan, taramayı zorlaştırmayan, etrafa bulaşmayan, boyalı ve permalı saçlarda problem yaratmayan özelliklere sahip olmalı. Kalıcı etkisiyle bitlerin saça tekrar yerleşmesini engellemeli. Sadece bitleri değil,sirkeleri de yok etmeli. Kullanıcı tarafından iyi tolere edilmeli, yan etkileri olmamalı. Kullanıcıya toksik etkisi olmamalı Bugüne kadar pek çok yolu kullanarak insanoğlu bitle mücadele etmeye çalışmıştır. Kötü kokulu gaz ve kimi zehirli maddeler içeren ilaçlar bunlardan bazılarıdır. Daha çok çocuklarda rastlandığı için tedavinin çocuklar için güvenli, yüksek oranda etkili, sadece bitleri değil yumurtalarını da öldüren bir bit ilacı ile yapılması gerekir. Oysa günümüzde artık bu alanda kullanılan madde ve ilaçlarda büyük gelişmeler kaydedilmiş, hatta koruyucu etkili permetrin etken maddesi içeren ilaçlar geliştirilmiştir. Saç biti tedavisinin bitleri olduğu kadar yumurtaları da öldürmesi ve tekrar bulaşmayı önlemesi gerekir. Piyasada birkaç bit öldürücü ilaç vardır ve değişik şekillerde bulunmaktadır; şampuan, saç kremi gibi. Fakat bunların hepsi bit tedavisinde istenen etkiyi göstermez!!! Bitlenme tedavisinde kullanılan çeşitli maddeler şunlardır: Gamma Benzen Hekzaklorid Böceğin sinir sistemini felç ederek etki gösterir. Ülkemizde yasaklanmıştır. Benzil Benzoat Deri ve mukozayı tahriş ettiği için bit tedavisinde pek tercih edilmez. Fenotrin (Sumitrin) Işıkta stabilitesini koruyamaz. Uygulamadan sonra güneş ışığı altında etkinliğini yitirir. Bu nedenle kalıcı etkisi yoktur. Piretroidler 1. Jenerasyon Krizantem çiçeğinin böcek öldürücü etkisi Farslar zamanında fark edilmiştir. Eski Yugoslavya toprakları üzerinde olan Dalmaçya´daki bir halk hikayesine göre, yaşlı bir kadın beyaz papatyalara benzeyen bir çiçeği toplar. Çiçek solduğunda bir köşeye atar, daha sonra dönüp baktığında solmuş çiçeklerin çevresinde ölü böcekleri fark eder ve krizantem ailesinden olan bu çiçek çeşidinin böcekler üzerinde öldürücü etkisi bu şekilde fark edilir. 1800´lü yıllardan başlayarak kuru çiçekler böcek öldürücü olarak ABD´ye ihraç edilir. 1900´lü yıllarda piretroid olarak adlandırılan bu madde bit tedavisinde kullanılmıştır, ancak ışıkta bozulması sorun oluşturmuştur. Permetrin 2. Jenerasyon 1973´de ışığa dayanıklı piretroid olan permetrin İngiltere´de geliştirilmiştir. Permetrin aynı zamanda bit tedavisinde en az iki haftadan altı haftaya kadar koruyucu etkiye de sahiptir. Günümüzde permetrin koruyucu özelliği, kullanım kolaylığı, yan etkilerinin az olması ve güvenilir olması nedeniyle en çok tercih edilen ilaçlardandır. 1- Kullanılan ilaçlar biti mi yoksa yumurtaları mı öldürüyor? İdeal bit tedavisi için kullanılan ürün hem bitleri hem de yumurtaları öldürmeli. Eğer yumurtaları da öldüren ilaç kullanılmaz ise 10-15 gün sonra yumurtadan çıkacak nimf (yavşaklar) nedeni ile yeniden bitlenme ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla tedavinin bir kaç defa tekrarlanması gerekecektir. 2- Çocuğumun okulunda duyuyorum ki sık sık bitlenme vakaları oluyormuş. Benim çocuğuma bulaşmasından çok korkuyorum. Ne yapabilirim? Bu amaçla koruyucu özelliği olan bir ilaç kullanabilirsiniz. 2-6 haftaya kadar koruyucu özelliği olan ilaçları kullandığınızda çocuğunuz bitin olduğu bir ortamda olsa bile bit başına yerleşmeyecek yani beslenmek üzere kan emmeyecek ve yeni sirkeler oluşmayacaktır. 3- Bit tedavisinde kullanılan ilaçların toksik etkileri var mıdır? Bit tedavisinde kullanılan kimi ilaçların toksik etkilerinin olduğu bilinmektedir. Ancak permetrin etken maddeli ürünler dünya sağlık örgütünün onayladığı ve toksik özelliği olmayan ürünlerdir. Permetrin molekülünün deriden emilimi son derece düşüktür ve deri altındaki enzimler tarafından parçalanırlar. Dolayısıyla bit tedavisinde permetrin içeren ürünleri kullanan hastalarda herhangi bir yan etki beklenmez. 4- Bitlenmenin temizlikle ilgisi var mı? Bit hem temiz saçta hem de kirli saçta olabilir. Kan emerek beslendiği için saçta kepek veya kir tabakası olmadığında daha kolay kafa derisini aşıp kan emebilir. Bu yüzden temiz saçta yaşaması daha kolaydır. 5- Bit ilacını kullandıktan sonra saçımı taradığımda hala dökülen beyaz bir şeyler oluyor. Bu durumda tedaviyi tekrarlamak mı gerekir? Tedaviden sonra saçlar taranırken düşen beyazımsı renkteki oluşumlar baş derisi, kepek, ölü bit ve sirkeler olabilir. Bu tedavinin amacına ulaşmadığını göstermez. Aksine kullanılan ilacın böcek ve yumurtalarını öldürdüğünü gösterir, çünkü canlı bit ve sirkelerin saçtan tarakla taranması mümkün değildir. 6- Ölü bit ve sirke ile canlı bit ve sirkeyi nasıl ayırt edebilirim? Opak, gri-beyaz, elips şeklinde ve bir toplu iğne büyüklüğünde olan sirkeler dişi bit tarafından saç köküne çok yakın bir mesafeye (3-4 mm) adeta yapıştırılır. Bu sirkeler normal tarama, fırçalama veya yıkanma ile yerlerinden ayrılmayacak kadar sıkı yapışmışlardır. Ölü yumurtalar ise tedavi uygulandıktan sonra tarama sırasında saçtan uzaklaştırılabilirler. Hatta elle saç telleri ovalandığında da kepek gibi dökülürler. Saçta canlı bitler çok hızlı hareket ederler, yine de gözle görmek mümkündür. Eğer uygulanan tedaviye rağmen saçta canlı sirkeler var ise canlı bitler de var demektir. Bitler zaten tedavi uygulandıktan sonra öleceklerdir ve tarakla tarama işlemi sırasında da tamamen ölü bitler de temizlenmiş olacaklardır.

Bu tavsiyeler, genel bilgilerdir. Fakat unutmayınız ki, özel rahatsızlığınız için en iyi tavsiye, şikayetlerinizi dinleyen ve sizi muayene eden doktorunuzun tavsiyesidir.

Anahtar Kelimeler:

Paylaş ve Kaydet



EN ÇOK OKUNANLAR

EN SON EKLENENLER

BRANŞ DOKTORU KİMDİR?
Uzm.Dr. Cüneyt Özüak
Aile Hekimliği Ve Check-Up

1970 yılında Paris’te doğdu, 1994’de Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi....

+ Devamını okumak için tıklayınız

  Acil
Yrd.Doç.Dr. Ayhan Özşahin
Adli Bilimler
Prof.Dr. Sermet Koç
Aile Hekimliği Ve Check-Up
Uzm.Dr. Cüneyt Özüak
Anatomi
Prof.Dr. Salih Murat Akkın
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Beyin ve Sinir Cerrahisi
Prof.Dr. Mehmet Yaşar Kaynar
Cinsel Sağlık
Prof.Dr. Doğan Şahin
Çevre ve Halk Sağlığı
Uzm.Dr. Murat Fırat
Çocuk Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Çokuğraş
Diş hekimliği
Dt. Celal Yıldırım
Dt. Saba Eryılmaz
Diyabet Ve Metabolizma
Prof.Dr. Temel Yılmaz
Enfeksiyon Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Eraksoy
Farmakoloji
Prof.Dr. Aydın Barlas
Genetik Bilimler
Prof.Dr. Turgut Ulutin
Göğüs Cerrahisi
Prof.Dr. Kamil Kaynak
Göğüs Hastalıkları
Prof.Dr. Gül Öngen
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Prof.Dr. M. Cihat Ünlü
Kardioloji
Prof.Dr. Zeki Öngen
Klinik Beslenme
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Kulak Burun Boğaz
Prof.Dr. Asım Kaytaz
Prof.Dr. Ferhan Öz
Psikiyatri
Prof.Dr. M. Kemal Arıkan
Sağlık Politikaları
Yrd.Doç.Dr. Haluk Özsarı
Sağlık Tartışma Platformu
Op.Dr. M.Şükrü Güner
Sağlıklı Beslenme Ve Diyet
Doç.Dyt Emel Özer
Seyahat Sağlığı
Prof.Dr. Volkan Korten
Sosyal Psikiyatri
Prof.Dr. Doğan Şahin
Termal Sağlık Ve SPA Wellness
Prof.Dr. M.Zeki Karagülle
Tıbbi Onkoloji
Prof.Dr. Adnan Aydıner
Tıp Hukuku
Prof.Dr. Faik Çelik
Tıp ve Sanat
Prof.Dr. Faik Çelik
Üroloji
Prof.Dr. Emre Akkuş
 

 
 
 
Copyright 2014 Tüm hakkı saklıdır. Designed by: OrBiT
RSS Kayıt Ol e-Bülten Kayıt Giriş Yap
saglikpaneli.com ANA SPONSORLARI
saglikpaneli.com İÇERİK SPONSORLARI


SAĞLIK MERKEZİ KISA YOLLARI
Acil | Kardioloji | Adli Bilimler | Kulak Burun Boğaz | Aile Hekimliği Ve Check-Up | Diyabet Ve Metabolizma | Çocuk Hastalıkları | Farmakoloji | Anatomi | Anesteziyoloji ve Reanimasyon | Çevre ve Halk Sağlığı | Diş hekimliği | Enfeksiyon Hastalıkları | Sağlıklı Beslenme Ve Diyet | Göğüs Cerrahisi | Seyahat Sağlığı | Üroloji | Sağlık Politikaları | Psikiyatri | Göğüs Hastalıkları | Genetik Bilimler | Tıbbi Onkoloji | Diş hekimliği | Sağlık Tartışma Platformu | Diş hekimliği | Klinik Beslenme | Diş hekimliği | Genel Konular | Beyin ve Sinir Cerrahisi | Kadın Hastalıkları ve Doğum | Termal Sağlık Ve SPA Wellness | Diş hekimliği | Tıp Hukuku | Tıp ve Sanat | Cinsel Sağlık | Sosyal Psikiyatri |
SAĞLIK KONULARI
Cinsel Sağlık | Çocuk Psikolojisi | Diyabet | Domuz Gribi | Ergenlik - Adolesan Sağlığı | Erken Boşalma | Fitnes | Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar | Grip ve Soğuk Algınlığı | Güzellik&Estetik | Hamilelik | HIV/AIDS | Hipertansiyon | İlkyardım | İnfertilite/Kısırlık | İnme | Kanser | Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi | Kuş Gribi | Obezite | Sağlık Mevzuatı | Sertleşme Sorunu | Ses Kısıklığı | Sigara | Stres | Tamamlayıcı Tıp |
Sağlık Paneli
Sağlık Paneli Hakkında | Kullanım Koşulları | Gizlilik Sözleşmesi | Yasaklı Ürünler | Ürün Listeleme Kuralları | Üyelik Sözleşmesi | Telif Hakları Hakkında | Güvenli Alışveriş, Satıcı ve Alıcı Sözleşmesi | Güvenli Ticaret ve Ödeme Sisteminin Tanımı | Kişisel Sağlık Profili Yetkilendirme Sözleşmesi | Doktor Üyelik Sözleşmesi | Bize Ulaşın | E-bültenler | Üye Doktorlar | Üye Kurumlar | Doktor Ara | Kurum Ara | Forum | Tartışma Platformu
A - Z
Branşlar A-Z | Slide Show A-Z | Kadın Sorunları A-Z | Erkek Sorunları A-Z | Çocuk Sorunları A-Z | Anketler A-Z | İnteraktif Araçlar A-Z