+ Ana sayfanız yapın! + Favorilerinize ekleyin! Add to Google RSS Kayıt
Ol
e-Bülten Kayıt Giriş Yap
 
 
 
 
Sağlık Paneli Ana Sayfa Yazdır Arkadaşına Gönder
Psikiyatri / HASTALIKLAR Prof.Dr. M. Kemal Arıkan
 
 
ALT BAŞLIKLAR
Listelenen içerikleri, belli bir alt başlıkta/alt branşta filtrelemek için, aşağıdaki listeden seçim yapabilirsiniz.

+ Tüm Alt Başlıklar + Genel Konular








HASTALIKLAR: Hipertansiyonun Psikatrik Açıdan Önemi

İçerik Eklenme Tarihi: 09.04.2009

Yazar
Prof.Dr. M. Kemal Arıkan

Paylaş ve Kaydet

Tansiyon kan akımının damar cidarına yaptığı basınca verilen isimdir.
 

Büyük tansiyon sitolik kan basıncını ifade eder. Sistol kalbin atımına verilen isimdir. Küçük tansiyon diyastolik kan basıncına verilen isimdir. Diyasyol kalbin emme eylemine verilen isimdir.
 


- Küçük ve büyük tansiyonların riskleri nelerdir?


Hipertansiyon bir çok risk içerir. İnme bunlardan birisidir. Ayrıca kalp yetmezliği, retina da vb hassas dokularda kanamalar ve ödem birer risk örnekleridir.
 


- Hiper olması neye bağlıdır?


Kan basıncı birkaç ölçüm rtalamasında 140/90 mmHg ve üstünde olursa hipertansiyon tanısı konmaktadır.
 


- Gün içinde en çok kullanılan kelimeler olmasını nasıl açıklıyorsunuz?


Öfkenini içe atılması hipertansiyon için gerçekten bir risk faktörüdür. İnsnalar bir şeye öfkelendiklerinde “tansiyonum fırladı” diyerek belki de bu gerçeğe temas etmektedir.
 


- Hipertansiyonun diyeti de hiper mi olmalı?


Hipertansiyon hastalarının tuzdan ve kolestreol içern gıdalardan uzak durmaksı gerekir. Bu duruma hiper-diyet denmesi hiç aklıma gelmezdi sevgili Uğur ama kulağa hiç de kötü gelmiyor doğrusu.
 


- Tansiyonu yüksek olan her hastanın birde psikiyatrik taramadan geçmesini gerekli görür müsünüz?


Hipertansiyon stres ilişkisi önemli bir saptamadır. Ta 1930 lu yıllardan beri bilinmektedir. Stres yanı sıra depresyon da hipertansiyonun vazgeçilmez komponentlerinden birisidir. Gerçi klasik literatürde her tansiyon hastasının psikiyatrik denetimden geçmesinin gerektiğine dair her hangi bir ifadeye rastlamazsınız ama günümüzde o boyutun da ele alınmasında hasta açısından gerçekten yararlası olsa gerekir. En azından sigara bağımlılığına, diyet, egzersiz ve antihipertansif tedaye uyum ve yine antihipertansif tedavinin psikiyatrik komplikasyonlarını denetim altına alınmasını sağlamakta psikiyatrist görüşüne başvurmak çok yerinde olur kansındayım.


- Tansiyonu yüksek olan bir milletmiyiz? En ufak tartışmalarda bile neden hemen tansiyonumuz yükselir?


Ülkemizde öyle bir arasştırma var mı bilmiyorum. Ama Amerika Birleşik Devletlerinde yapılan araştırmalara bakılırısa hipertansiyonun sosyal boyutu olduğu anlaşılıyor. Dar gelirli kenar mahallede yaşayan insanlarda hipoertansiyona daha çok rastlanıyor. Eh, bizim ülkemizde de dar gellrli olup kenar mahaleede yaşayanların oranı hiç de küçümsenecek boyutta değil o halde insanımızın tansiyonu yüksektir öngürüsü hiç de iddialı olmaz kanısındayım.


-Hipertansiyon hastalarının kişilik değerlendirmelerinde nelere rastlıyorsunuz?


Bilinen en önemli özellik öfkenin içe atılmasıdır.
 


- Hipertansiyonlu kişiler ailede zor kişiler haline gelmekte midir? Geçimsizlikleri olur mu?


İfade ettiğim gibi hipertansiyonu olanlar aslında oldukça öfkeli insanlardır. Sosyal ilişki kurmakta veya ilişkileri yumuşak bir zeminde götürmekte ne yazık ki pek mahir olmayabilirler. O nedenle de geçimsizlik sık rastlanan bir durum olabilir.
 


- Sinir stres durumları yüksek yani?


Hem de oldukça yüksektir.


- ‘Bu adam eskiden böyle değildi, çok değişti’ şeklindeki cümleler hakikati anlatıyor mu?


Gerçekten de hipertansiyon kognitif değişikliere yol açabiliyor. Malum kognitif süreçler kişiliğin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. İnsanların plan yapma, planı gerçekleştirme ve sonma erdirme eylemleri hep kognitif özelliklerin sergilendiği hallerdir. Bu noktada bir asorun olaması halinde kişi engellere tahammül edemeyebilir. Sinirlenip ve öfkelenebilir. Eski kişiliğinden farklı ise o zaman gerçekten durum dikkati çekebilir.

 


- Seksi öldürdüğünden çok yakınılan bir hastalık sanırım?


Kontrol altına alınmamış bir hipertansyion olgusunda hem kadın hem de erkekte ciddi cinsel işlev bozuklukları ortaya çıkmaktadır.
 


- Bu da ayrıca psikiyatrik desteği gerekli kılmaktadır herhalde?


Elbette.


- Stres burada da itici güç müdür?


Noktürnal penil tümesans (NPT) dedğimiz bir feneomen vardır. REM uykusu sırasında ortaya çıkan penis ereksiyonuna verilen isimdir. NPT negatifliğine hipertansiyonda sık rastlanmaktadır. O halde hadise stresten çok organik bir etyolojiye dayanmaktadır. Daha çok damarsal…


- Hipertansiyon hastalarında panik bozukluğa geçiş olmakta mıdır?


Panik bozukluk ile kardiyovasküler hastalıklar arasında yakın ilişki vardır. Ama hipertansiyondan panik bozukluğa geçiş tanımlayan her hangi bir bilgiye sahip değilim.


- Düşen işlevsellik depresif durumların habercisi sayılabilir mi?


Evet. Depresyonla hipertansiyon, mekanizmaları açısından birçok yakınlıklar göstermektedir. Eğer işlevsellik bozulursa diğer depresyon bulgularına bakmakta elbette yarar olacaktır.
 


- Başka hangi psikiyatrik hastalıklar eşlik ediyor?


Depresyon, demans, panik bozukluk, belirli kişilik bozuklukları, cisel işlev bozuklukları ana hastalık gruplarını teşkil etmektedir.
 


- ‘Dünya Hipertansiyon Günü’ gibi günlerinin olması neyi ifade ediyor?


Olayın önemini ifade ediyor. Mortalite ve morbidite yönünden ele alınırsa hipertansiyon toplum sağlığını tehidt eden en ciddi hastalıklar arasında yer almaktadır.


- Dünyada bir milyondan fazla olduğu söyleniyor? Neden bu kadar yaygın?


Biyo-psiko-sosyal birçok gerekçesi vardır. Beslenme koşullarının bozukluğu, sedanter (hareketsiz) hayat, sigara, alkol vb madde bağımlılıkları, yoksulluk vb sters faktörleri ilk aklıma gelenler bunlar…
 


-Hipertansiyon hastaları neleri istismar ederler? Örneğin sigara ve alkol gibi…


İfade ettiiniz gibi, başta sigara olmak üzere alkol vb maddeler ile hipertansiyon arasında yakın ilişki olduğu bilinen bir gerçektir.
 


- Hoşgörü azlıkları sinirli oluşlarıyla mı ilgili?


Öfkeden desek daha doğru olur kanısıdndayım.


- Üzülmeleri hiç istenmez. Bunun mekanizmazı nedir?


Stres toleransları düşüktür. Sempatik sistemin kolay deşarj olması ile ilgilidir.


- İç hastalıkları ile birlikte mi izlenmelidir?


Evet.


- Uyum zorlukları yaşarlar mı hocam?


Kısıtlamış yaşam biçimleri nedeniyle sosyal ve psikolojik açıdan uyum güçlükleri vardır.


- Genetiğin bilinen etkisi ne kadardır?


Hipertansiyon bir semptomdur. %90-95 sebebi bilinmemektedir. Ama örneğin böbrek hastalıklarına Cushing’e vs hastalıklara eşkil etme olasılığı daima akılda tutulmaldır. Zira o koşullarda tedavi stratejisi tamamen değişmektedir. Yani sebebi bilinmiyor ya da genetik deyip geçmemek gerekiyor.
 


- Hipertansiyon hastaları duygularına dışa vurma ve anlatma zorlukları yaşarlar mı?


Yukarda da ifade ettiğim gibi özellikle öfkelerini normal yolnda ifade etmekte güçlük çekmektedirler.
 


- Ameliyatlar ya da müdahaleler öncesi yükselmesi heyecan ile mi kaygı ile mi bağlantılıdır?


“Beyaz önlük tansiyonu” olark da bilinen hadisenin sebebi bilinmiyor. Kişi herşey yolundayken doktor ofisiene geldiğinde tansiyonu çıkabiliyor. Daha çok stresle ilgili olduğu kanısı hakim.
 


- Baş ağrısına da yol açar mı?


Elbette hipertansiyon başağrısının önemli sebeplerinden birisidir.
 


- Uyku bozuklukları ile ilişkisi var mıdır? Ya da nasıl bir ilişkisi vardır?


Uyku ritm bozukluğu bu hastalrda sıklıkla rastlanan bir tablodur.


- Yetişkin yaşlarda fazla görülmesinin sebebi nedir?


Yaşla birlikte damar kompliansı bozulmakadır. Ayrıca ateroskleroz vb patolojik süreçler daha da yaygınlaşmaktadır.


- Tedavisinde neler yapıyorsunuz?


Önce etyolojisi araştırılır. Damarsal, böbrekle ilgili, endokrin bir patolojinin bulgusu olup olmadığı vs analiz edilir. Eğer böyle bir durum varsa sebebe yönelik girişimde bulunulur. Yoksa antihipertanstif ilaçlarla tedavi edilir. Eşlik eden bir depresyon vb psikiyatrik tablo varsa gereken girişimde bulunulur. Yalnız o noktada seçilecek ilacın hansiyon krizine yol açar nitelikte olmamasına özel itina gösterilir.
 


İlaç dışı tedavi imkanları da var mı yardımcı unsur olarak?

 

İlaç dışı tekniklerden meditasyon, biofeedback ve relaksasyon tekniklerinin su götürmez yararları vardır.
 

Anahtar Kelimeler:

Paylaş ve Kaydet



EN ÇOK OKUNANLAR

EN SON EKLENENLER
BRANŞ DOKTORU KİMDİR?
Prof.Dr. M. Kemal Arıkan
Psikiyatri

Prof. Arıkan, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalına bağlı Konsültasyon Liyezon Psik...

+ Devamını okumak için tıklayınız

  Acil
Yrd.Doç.Dr. Ayhan Özşahin
Adli Bilimler
Prof.Dr. Sermet Koç
Aile Hekimliği Ve Check-Up
Uzm.Dr. Cüneyt Özüak
Anatomi
Prof.Dr. Salih Murat Akkın
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Beyin ve Sinir Cerrahisi
Prof.Dr. Mehmet Yaşar Kaynar
Cinsel Sağlık
Prof.Dr. Doğan Şahin
Çevre ve Halk Sağlığı
Uzm.Dr. Murat Fırat
Çocuk Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Çokuğraş
Diş hekimliği
Dt. Celal Yıldırım
Dt. Saba Eryılmaz
Diyabet Ve Metabolizma
Prof.Dr. Temel Yılmaz
Enfeksiyon Hastalıkları
Prof.Dr. Haluk Eraksoy
Farmakoloji
Prof.Dr. Aydın Barlas
Genetik Bilimler
Prof.Dr. Turgut Ulutin
Göğüs Cerrahisi
Prof.Dr. Kamil Kaynak
Göğüs Hastalıkları
Prof.Dr. Gül Öngen
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Prof.Dr. M. Cihat Ünlü
Kardioloji
Prof.Dr. Zeki Öngen
Klinik Beslenme
Prof.Dr. Ercüment Yentür
Kulak Burun Boğaz
Prof.Dr. Asım Kaytaz
Prof.Dr. Ferhan Öz
Psikiyatri
Prof.Dr. M. Kemal Arıkan
Sağlık Politikaları
Yrd.Doç.Dr. Haluk Özsarı
Sağlık Tartışma Platformu
Op.Dr. M.Şükrü Güner
Sağlıklı Beslenme Ve Diyet
Doç.Dyt Emel Özer
Seyahat Sağlığı
Prof.Dr. Volkan Korten
Sosyal Psikiyatri
Prof.Dr. Doğan Şahin
Termal Sağlık Ve SPA Wellness
Prof.Dr. M.Zeki Karagülle
Tıbbi Onkoloji
Prof.Dr. Adnan Aydıner
Tıp Hukuku
Prof.Dr. Faik Çelik
Tıp ve Sanat
Prof.Dr. Faik Çelik
Üroloji
Prof.Dr. Emre Akkuş
 

 
 
 
Copyright 2018 Tüm hakkı saklıdır. Designed by: OrBiT
RSS Kayıt Ol e-Bülten Kayıt Giriş Yap
saglikpaneli.com ANA SPONSORLARI
saglikpaneli.com İÇERİK SPONSORLARI


SAĞLIK MERKEZİ KISA YOLLARI
Acil | Kardioloji | Adli Bilimler | Kulak Burun Boğaz | Aile Hekimliği Ve Check-Up | Diyabet Ve Metabolizma | Çocuk Hastalıkları | Farmakoloji | Anatomi | Anesteziyoloji ve Reanimasyon | Çevre ve Halk Sağlığı | Diş hekimliği | Enfeksiyon Hastalıkları | Sağlıklı Beslenme Ve Diyet | Göğüs Cerrahisi | Seyahat Sağlığı | Üroloji | Sağlık Politikaları | Psikiyatri | Göğüs Hastalıkları | Genetik Bilimler | Tıbbi Onkoloji | Diş hekimliği | Sağlık Tartışma Platformu | Diş hekimliği | Klinik Beslenme | Diş hekimliği | Genel Konular | Beyin ve Sinir Cerrahisi | Kadın Hastalıkları ve Doğum | Termal Sağlık Ve SPA Wellness | Diş hekimliği | Tıp Hukuku | Tıp ve Sanat | Cinsel Sağlık | Sosyal Psikiyatri |
SAĞLIK KONULARI
Cinsel Sağlık | Çocuk Psikolojisi | Diyabet | Domuz Gribi | Ergenlik - Adolesan Sağlığı | Erken Boşalma | Fitnes | Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar | Grip ve Soğuk Algınlığı | Güzellik&Estetik | Hamilelik | HIV/AIDS | Hipertansiyon | İlkyardım | İnfertilite/Kısırlık | İnme | Kanser | Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi | Kuş Gribi | Obezite | Sağlık Mevzuatı | Sertleşme Sorunu | Ses Kısıklığı | Sigara | Stres | Tamamlayıcı Tıp |
Sağlık Paneli
Sağlık Paneli Hakkında | Kullanım Koşulları | Gizlilik Sözleşmesi | Yasaklı Ürünler | Ürün Listeleme Kuralları | Üyelik Sözleşmesi | Telif Hakları Hakkında | Güvenli Alışveriş, Satıcı ve Alıcı Sözleşmesi | Güvenli Ticaret ve Ödeme Sisteminin Tanımı | Kişisel Sağlık Profili Yetkilendirme Sözleşmesi | Doktor Üyelik Sözleşmesi | Bize Ulaşın | E-bültenler | Üye Doktorlar | Üye Kurumlar | Doktor Ara | Kurum Ara | Forum | Tartışma Platformu
A - Z
Branşlar A-Z | Slide Show A-Z | Kadın Sorunları A-Z | Erkek Sorunları A-Z | Çocuk Sorunları A-Z | Anketler A-Z | İnteraktif Araçlar A-Z